(1475 S.K. m. 14) (818 S.K. m. 104)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra- inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bend kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Emekli olan davacının kıdem tazminatı işverence hesaplanıp, bir kısmı da takip tarihine kadar ödendiğine göre kalan kısmın takibe konulması karşısında alacak belirlenmiş, bir başka anlatımla likit hale gelmiştir. Takibe konu edilen asıl miktar yönünden davacı lehine icra inkar tazminatının hüküm altına alınması gerekir. Bu istemin reddi hatalıdır.
3- Emekliye ayrılma halinde kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için bağlı olunan kurumdan yaşlılık aylığının bağlandığına dair belgenin işverene ibrazı gerekir. Davacı tarafından bu belge 20.03.2000 tarihinde işverene ibraz edildiğine göre faizi bu tarihten itibaren hesaplanmalıdır. Mahkemece ayrılma tarihinden itibaren hesaplanan faiz alacağına karar verilmesi isabetsizdir.
4- Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesi uyarınca faize faiz yürütülmesi mahkemece belirlenen ve likide konu faiz alacağına takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına neden olacak şekilde takibin devamına karar verilmesi de hatalı olup, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy