(1475 S. K. m. 13, 14) (818 S. K. m. 84)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile faiz alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı kıdem tazminatı almadan önce işverene çektiği ihtarda kıdem tazminatının ödenmemesinden dolayı gecikme faizi alacak hakkım mevcuttur. Gecikme faiz hakkımı saklı tutarım şeklinde beyanda bulunmuştur. Borçlar Kanunu'nun 84.maddesinin uygulanabilmesi için alacaklının yapılan ödemenin öncelikle faize sayılması gerektiğini açıkça belirtmesi gerekir. Bir başka anlatımla alacaklının yapılan ödemeyi faize saydığı yönünde irade açıklaması gerekir. Davacının ihtirazi kaydı böyle bir beyan içermediğinden faiz alacağının mahsubu ile fark kıdem tazminatına karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy