(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar, manevi ve yabancı dil tazminatı, ikramiye, yıllık izin ücreti ile lojman bedelinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalının temyizine gelince;
Davalı işveren son olarak belirli süreli hizmet akdi ile çalışan davacının kıdem tazminatı ile işçilik alacakları yanında kalan bakiye süre ücreti için öngörülen fesih tazminatını ödemek suretiyle fesih hakkını kullanarak sözleşmeyi sona erdirmiştir. Bir başka anlatımla davalı feshe bağlı olan ve ödenmesi gereken davacı zararlarını ödemiştir. Karşılanan bu zararlar haksız feshin sonuçları olup, iş sözleşmesinin mücerret haksız feshi manevi tazminatı gerektirmez. Somut olayda feshin kötüniyetle yapıldığı kanıtlanmadığı gibi Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmemiştir. Davacının kişilik haklarına bir saldırıdan sözedilemez. Mahkemece haksız fesih nedeniyle davacının gerek yaşam gerek iş seyrinde manen olumsuz etkileneceği gerekçesi ile manevi tazminatın kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 8.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy