(2004 S. K. m. 67)
Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı ilk kısmi davada belirlenen kıdem tazminatı faiz alacağını, hüküm altına alınan miktarla birlikte 22.12.2000 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili için ilamsız icra takibine geçmiş olup, davalının takibin tümüne ve faize faiz yürütülemeyeceği itiraz üzerine, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, faize faiz yürütülemeyeceği, kuralı gereğince davalının bu yöndeki itirazı kabul edilmekle birlikte faiz alacağına yönelik itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İlk kısmi davada hüküm altına alınan miktar dışında gerçekleşen kıdem tazminatı faiz alacağının belirlenip, likit hale geldiğinde uyuşmazlık yoktur. Davalı taraf gerek itirazında ve gerek savunmasında bu alacağa açıkça itiraz etmemiş, takibin türü ve faiz alacağına faiz yürütülemeyeceği itirazında bulunmuştur. Faize faiz uygulanamayacağı itirazı da kabul edildiğine göre, alacağın miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatına karar verilmesi hatalıdır.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy