(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve kötüniyet tazminatları, fazla çalışma ve izin ücreti ile hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, hizmet akdinin haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren ise davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını belirterek isteğin reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece akdin devamsızlık nedeniyle haklı olarak işverence feshedildiği sonucuna varılarak savunma doğrultusunda anılan isteklerin reddine karar verilmiştir.
Davalı işveren cevap dilekçesinde, davacının 5.12.1999 tarihinde işyerini terk edip bir daha gelmediğini savunduğu halde, 2.12.1999 tarihli bir adet tutanak ibraz etmiştir. Bu tutanakta davacının iki gün işe gelmediğinden söz edilmekte ise de işverence ibraz edilen ücret bordrosu ve SSK kayıtlarına göre davacının 1999 yılı Aralık ayında iki günlük çalışmasının olduğu görülmektedir. Anılan tutanakta davacının hangi günlerde işe gelmediği belirtilmediği gibi dinlenen davalı tanıkları da devamsızlık konusunda ayrıntılı açıklamada bulunmamışlardır. Bu durumda davalı işverence davacının kendi isteği ile işten ayrıldığı kanıtlanamadığı gibi devamsızlık konusunda da yeterli ve inandırıcı deliller sunulmamıştır. Böyle olunca akdin davalı işverence haklı neden olmadan feshedildiğinin kabulü ile;resmi kayıtlar esas alınarak hesaplama yapan ve davacı tarafından itiraza uğramayan 24.2.2004 tarihli bilirkişi raporu değerlendirmeye tabi tutularak ihbar ve kıdem tazminatı isteğinin hüküm altına alınması gerekir.
3- Dosya içeriğine göre davacı işçi dava konusu yaptığı fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin alacaklarının varlığını kanıtlamış olduğu halde, gerekçe dahi belirtilmeksizin söz konusu alacakların reddi de doğru değildir. Belirtmek gerekir ki, anılan alacaklar feshin haklı veya haksız nedenle yapılmasına bağlı bulunmamaktadır. Bu alacaklar konusunda da 24.2.2004 tarihli rapor değerlendirmeye tabi tutularak hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 9.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy