(1475 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve izin ücreti ile icra inkar tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm, süresi içinde temyizen incelenmesi: 1- T
İnşaat 2- P
.. İnşaat avukatınca istenilmesi ve P
.İnşaat avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.05.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat
.. ile karşı taraf adına Avukat
.geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı işçi 19.11.1997 - 20.07.2000 tarihleri arasında davalılardan E
İnşaat A.Ş.'nin taşeron, T
inşaat A.Ş.'nin asıl işveren olduğu
..Bankasının Genel Müdürlüğü inşaatı işyerinde çalışmış, iş sözleşmesi feshedilmeksizin 21.07.2000 - 22.02.2001 arası yine aynı taşeronun işçisi olarak davalılardan P
. inşaat A.Ş.'nin asıl işveren olduğu bir başka inşaat işyerinde görev yapmıştır. İş sözleşmesi kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanacak şekilde işverence 22.02.2001 tarihinde feshedilmiştir.
Bu davada asıl işverenler ile taşeron ve bir kısım ihale makamı davalı gösterilmiş ve ihbar, kıdem tazminatları ile ödenmeyen işçilik hakları talep edilmiştir. Mahkemece ihale makamı yönünden davanın reddine karar verilmiş, diğer davalılar yönünden isteklerin kısmen kabulü cihetine gidilmiştir.
Davalılardan T
inşaat A.Ş, davacının E
. inşaat A.Ş. işçisi olarak çalıştıktan sonra başka işyerlerinde de çalıştırıldığını, bu şekilde 1475 sayılı İş Kanununun l/son maddesinde belirtilen münhasıran o işyerinde veya eklentilerinde çalıştırma şartının gerçekleşmediğini, bu nedenle asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
Somut olayda davacı işçi, sürekli olarak aynı taşerona bağlı olmakla birlikte uzun süre T
inşaat A.Ş.'nin üstlendiği iki farklı inşaat işyerinde çalışmış, son olarak aynı taşeron nezdinde P
.. inşaat A.Ş. işyerinde kısa bir süre görev yapmış ve iş sözleşmesi bu işyerinde çalışırken feshedilmiştir. 1475 sayılı İş kanununun l/son maddesinde bir işverenden belirli bir işin bir bölümünde veya eklentilerinde iş alan ve işçilerini münhasıran o işyerinde ve eklentilerinde çalıştıran diğer işverenin kendi işçilerine karşı o işyeri ile ilgili ve bu Kanundan veya hizmet akdinden doğan yüklenimlerinden asıl işverenle birlikte sorumludur. kuralına yer verilmiştir. Davacının iş sözleşmesi davalılardan T
. inşaat A.Ş. işyerinden ayrılışında feshedilmemiştir.
Dolayısıyla 20.07.2000 tarihinde davacı işçi ihbar ve kıdem tazminatları ile izin alacağına hak kazanmış değildir. Bu nedenle taşeron yönünden dahi bu tarih itibariyle anılan tazminat ve işçilik haklarını ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla 20.07.2000 tarihinde iş ilişkisi devam ettiğine göre anılan tazminat ve işçilik hakları henüz doğmamıştır. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde asıl işverenin sorumluluğu ise, alt işverenin o işyeri ile ilgili doğan yükümlülükleri ile sınırlı olduğundan davalı T
. inşaat A.Ş. nin ihbar tazminatı ve izin ücreti alacağından işyeri devri söz konusu olmadığından ileride doğacak kıdem tazminatından 1475 sayılı Yasanın 14/2. maddesi gereğince sorumlu tutulması doğru olmaz. Mahkemece, dava konusu ihbar ve kıdem tazminatları ile izin alacağından davalı T
..inşaat A.Ş. sorumlu tutulmamıştır. Karar bu yönüyle isabetlidir.
Öte yandan davacının fazla çalışma ücretinden T
..inşaat A.Ş. 'ine ait işyerinde çalışılan süreyle sınırlı olarak asıl işveren konumundaki T
inşaat A.Ş. ile taşeron birlikte sorumlu tutulmalıdır. Gerçekten davacının alt işveren tarafından bir başka işyerinde görevlendirildiği 20.07.2000 tarihi itibariyle bu alacak doğmuş durumdadır ve feshe bağlı olmayan bu işçilik alacağını yasa uyarınca asıl işveren ile alt işveren müştereken müteselsilen üstlenmiş durumdadır. Mahkemece anılan dönemle ilgili olarak yasaya uygun şekilde karar verilmiştir. Bu açıdan davalılardan T
inşaat A.Ş. temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davacı işçinin alt işverenin değişik işyerlerinde geçen çalışmalarına göre hesaplanan ihbar ve kıdem tazminatları ile izin alacağından alt işveren ile birlikte davalılardan P
.İnşaat A.Ş. müştereken müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
Kararı, davalılardan P
. İnşaat A.Ş. vekili ise, kendilerinin asıl işveren olduğu işyerinde davacı işçinin 21.07.2000 - 21.02.2001 tarihleri arasında yaklaşık 7 ay çalıştığı halde başka işyerleri ve başka işverenler nezdinde geçen çalışmalardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğu yönünde temyiz etmiştir.
Somut olayda asıl işverenler arasında yapılmış bir işyeri devri bulunmamaktadır. Davacı işçi alt işverenin görevlendirmesi üzerine bir asıl işverene ait işyerinden alınmış ve başka bir asıl işveren nezdinde çalışmaya başlamıştır. Bu nedenle davalı P
. İnşaat A.Ş. sadece kendi işyerinde geçen çalışmalar sebebiyle doğan işçilik haklarından sorumlu tutulmalıdır. Davacının kıdem tazminatı ve izin alacağına hak kazanılabilmesi için gereken bir yıllık çalışma şartı bu işyeri bakımından gerçekleşmemiştir. 1475 sayılı İş Kanununda asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğuna gidilebilmesi için o işyeri ile ilgili bir yükümlülüğün doğmuş olması gerekir. Bu nedenle davalı P
. İnşaat A.Ş.'nin kıdem tazminatları ile izin alacağından sorumlu tutulması hatalı olmuştur.
Davacının P
.. İnşaat A.Ş. işyerinde çalıştığı süre dikkate alındığında 4 haftalık ücreti tutarında ihbar tazminatı talep hakkı bulunmaktadır. Diğer taraftan alt işverene bağlı çalışılan süre gözetildiğinde ihbar tazminatı tutarı 8 haftalık ücreti üzerinden hesaplanması gerekir. Böyle olunca davacının 8 hafta olarak hesaplanan ihbar tazminatının alt işveren tamamından P
İnşaat A.Ş. ise 4 haftalık kısmından birlikte sorumlu tutulmalıdır. Bu şekilde çözüme gidilmesi, ihbar önelinin bölünmezliğini zedeleyen bir durum değildir. Zira, işçinin ihbar öneli bölünmemiş sadece sorumluluğun asıl işveren ile alt işveren arasında paylaştırılması uygulamasına gidilmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 375.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy