(7201 S. K m. 13, 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi 6.5.2003 tarihinde açtığı davadan önce 3.9.2001 tarihinde çektiği ihtarname ile davaya konu olan ihbar tazminatı alacağını davalı işverenden talep etmiş ve bu ihtarname şirket muhasebecisine tebliğ edilmiştir.
Mahkemece; adı geçen muhasebeci davalı şirketi temsile yetkili kişi olmayıp muhasebeci olduğundan, tebligatın usulsüz yapıldığı gerekçesi ile ihbar tazminatı faizinin dava tarihinden itibaren yürütülmesine karar verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunun 13.ve 17. maddesi hükümlerine göre davalı şirket adına yapılacak tebligatın, şirketi temsile yetkili kişiye yapılması zorunluluğu yoktur. Hazır bulunan memur veya müstahdemlere yapılması yeterlidir. Böyle olunca, yapılan tebligat usulüne uygundur, davalı temerrüde düşürülmüştür. Bu durumda ihbar tazminatının faiz başlangıç tarihi hatalı olmakta kararın bu yönden bozulması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy