(818 S. K. m. 84, 113)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı faizinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı 18.4.2003 günlü icra takibinde asıl alacaklarını ve ilk dava ile istediği miktarların işlemiş faizini talep ettikten sonra asıl alacaklarından kıdem tazminatı için en yüksek mevduat faizi ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları içinde yasal faiz isteğinde bulunmuş ve ayrıca kısmi ödemelerde B.K.84. maddesinin uygulanmasını istemiştir.
Davalı işveren bu takibe itiraz etmemiş eksik ödemenin gelir vergisi kesilmesinden kaynaklanmakta olduğunu belirterek en son 3.12.2003 tarihine kadar ödemelerde bulunmuştur.
Davacı 31.12.2003 tarihinde açtığı bu dava ile; asıl alacakların ıslahla arttırılan miktarlarına faiz istenmediğinden, miktar belirtmeden bu alacaklar için faiz isteğinde bulunmaktadır.
Mahkemece; davacı icra yolu ile asıl alacağının tamamını tahsil ederken B.K.113/2 maddesi gereğince faiz konusunda ihtirazi kayıt koymadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı icra takibinde; ıslahla arttırılan ve faiz istenmeyen miktarlar için talep tarihinden itibaren faiz isteğinde bulunduğu gibi, kısmi ödemelerin öncelikle faize mahsup edileceğini de belirtmiştir. Bu nedenle öncelikle BK.nun 84. maddesi hükümlerinden hareket edilerek ve icra hesap tablosu da getirtilmek sureti ile davacının bakiye asıl alacağının kalıp kalmadığı belirlenmeli ve bu belirlemeye göre faiz talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy