(4857 S. K. m. 18) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve izin ücreti ile ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı Avukatıncada duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 1.3.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davacı adına Avukat Zekeriya Kansu ile karşı taraf adına Avukat İsmail Yapıcı geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının son aylık ücretinin miktarı taraflar arasında tartışmalıdır. Davacı işçi son ücretini 285.00.000TL net olduğunu ileri sürerken davalı işveren imzalı ücret bordrolarına dayanmış ve son net ücretin 122.818.500TL olduğunu savunmuştur. Davacı ücret bordrolarındaki imzaya itiraz etmiş ve Adli Tıp Kurumundan alınan raporda imzaların davacının eli ürünü olmadığı saptanmıştır. Mahkemece, anılan bordrolara göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek izin alacağı ile son 4 günlük ücret isteklerinin kabulüne karar verilmiştir. Belirtmek gerekir ki, işçinin imzasını taşımadığı ortaya çıkan ücret bordroları esas alınarak sonuca gidilmesi doğru değildir.
Öte yandan davacının aylık ücretinin ispatı konusunda davacı taraf yazılı bir belge sunamamış ve davacının eşinin tanık olarak beyanı dışında bir delil ibraz edilememiştir. Böyle olunca, gerçek durumun tespiti bakımından davacının işyerindeki unvanı ve çalıştığı tarihler bildirilerek ne kadar ücret alınabileceği ilgili meslek kuruluşundan sorulmalı ve alınacak olan cevap tüm dosya kapsamı ile birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak izin ve ücret alacağı hesaplanmalı ve hüküm altına alınmalıdır.
3-Mahkemece, kararın başkanlığında her iki davalı ismine yer verildiği halde hüküm kısmında hangi davalı aleyhine hüküm kurulduğu belirtilmeksizin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulması da hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 400 YTL.duruşma avukatlık parasının davacıya, davacı yarına takdir edilen 400.YTL- nın duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy