(5521 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı görev yönünden reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı işveren davalı avukatın aylık belirli ücret karşılığı iş sözleşmesi ile çalıştığını, Avukatlık Hizmet ve Ücret sözleşmesinde ödenecek aylık ücret harici ayrıca bir vekalet ücreti ödenmeyeceği hükmünün bulunmasına rağmen, şirket bünyesinde bulunan avukatların takip ettiği dosyalar sebebiyle hak kazandıkları vekalet ücretinin 3.292.415.920.-TL'lik kısmını çekerek haksız kazanç sağladığını belirterek, bu miktarın tahsilini talep etmiştir.
Davalı arada vekalet ilişkisi olduğunu, vekalet ilişkisi nedeni ile Baro Hakem Kurulunun görevli olduğunu savunarak görevsizlik kararı verilmesini beyan etmiştir.
Mahkemece, davacı şirket nezdinde çalışan davalı dışındaki avukatların yürüttükleri dosyalar üzerinden toplanan vekalet ücretinin davalı avukatın aldığı, bu vekalet ücretleri ile ilgili dosyaların takibini de yapmadığına ilişkin, davacı talebinin sebepsiz zenginleşme nedeni ile iade istemine dayandığını, bu durumda da genel mahkemelerin davaya bakmakla görevli olduğu, gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, resen dikkate alınır. Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, belirli süreli imzalandığı, davacı şirketin Genel Müdürlük hizmet binasında çalıştırılmak, hukuki konularda yazılı ve sözlü değerlendirme ve mütalaa vermesi, şirketin uyuşmazlıklarına avukatlara tevdii etmesi hizmeti karşılığı aylık ücretin ödeneceği hükmüne yer verildiği anlaşılmaktadır. Somut bu hukuki olgulara göre davalı avukatlık hizmetini belirli bir süre içinde davacı işverenin denetimi ve gözetimi altında ve her ay için kararlaştırılan ücret karşılığında işverene bağlı olarak vermektedir. İş sözleşmesinin unsurları olan "zaman, bağımlılık ve ücret" koşulları gerçekleşmiştir. İş sözleşmesi ile çalışan davalının, sözleşme dışına çıkarak, haksız menfaat temin ettiği ileri sürülmektedir. 5521 sayılı iş Mahkemeleri Kanununa göre, iş mahkemeleri iş kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akünden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarını çözümlemekle görevlidir. Davacı, işveren ve davalı ise, işçi Esas konumunda olup, uyuşmazlık iş sözleşmesinden kaynaklandığından görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır. İşin esasına girilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy