(5953 S. K. m. 21, 29)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücretinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 6.7.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Feyza Yüksel ile karşı taraf adına Avukat Halil Yüksel geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davacının istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığı kabul edilerek istek konusu ihbar ve kıdem tazminatlarının reddine karar verilmiştir. Dosyaya davacının imzasını taşıyan istifa dilekçesi sunulmuşsa da davacı işçi tarafından düzenlenen ve notere bırakılan belgelerin içeriğine göre bu konuda davacıya baskı yapıldığı ve yapılacak olan bir miktar ödeme karşılığında bu belgenin imzalatıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten davacı işçi henüz istifa belgesini imzalamadan önce bu hususları yazıya aktarmış ve notere tevdi etmiştir. Davacıya davalı işverence belirtilen miktarın ödendiği de tartışma dışıdır. O halde davacı gazetecinin istifa etmek suretiyle ayrıldığının kabulü doğru olmamıştır. Mahkemece, davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulüne karar verilmelidir.
3- Basın çalışanlarıyla işverenler arasındaki ilişkileri düzenleyen 5953 sayılı yasanın 21. maddesinde, gazetecilik mesleğindeki hizmeti 10 yıldan fazla olan gazeteciye her yıl için 6 hafta ücretli izin verileceği kurala bağlanmıştır. Gazetecinin kıdeminin de aynı gazetede geçen süreye göre değil, meslek kıdemine göre belirleneceği maddede düzenlenmiştir.
Davacı gazetecinin meslek kıdeminin 10 yılın üzerinde olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanmış olan 1.11.2000 tarihli iş sözleşmesinde, meslek kıdeminin başlangıcının 1987 yılı olduğu açıklanmış, ancak daha önceki çalışılan işyerlerinden kıdem tazminatını aldığı açıklanarak kıdeminin sıfırlandığı belirtilmiştir. Belirtmek gerekir ki, izin hesabı yönünden meslek kıdeminin esas alınacağına dair yukarıda açıklanan yasal düzenleme doğrultusunda kıdem sıfırlanması söz konusu olmaz. Buna göre, davacının her yıl için 6 hafta üzerinden izin ücreti aynı yasanın 29. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle hesaplanmalı ve hüküm altına alınmalıdır.
4- 5953 sayılı yasada izin ücretinin gününde ödenmemesi halinde günlük yüzde beş fazlasıyla ödeneceğine dair bir kurala yer verilmemiştir. Mahkemece davacının izin ücreti için hesaplanan günlük yüzde beş fazlasına dair isteğin kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
5- Davacı gazetecinin 1.11.2000 ile fesih tarihi olan 6.7.2001 tarihleri arasında geçen çalışmaları için ödenmeyen fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretleri hesaplanmış ve bu alacakların gününde ödenmemesi nedeniyle ilk olarak 6.11.2002 tarihinde ıslah dilekçesi verilerek kısmi talepte bulunulmuş ve 11.11.2003 tarihinde açılan ve bu dava ile birleşen dava ile bakiyesi istenmiştir. Bilirkişi tarafından gecikme süresine göre günlük yüzde beş fazlası hesaplanmış, fazla çalışma ücreti bakımından bu miktar 130.564.000.000 TL ve ulusal bayram ile genel tatil ücretleri bakımından ise 49.870.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece %50 oranında indirim yapılarak günlük yüzde beş fazlaya dair istekler yönünden hüküm kurulmuştur. 5953 sayılı yasada öngörülen bazı alacakların gününde ödenmemesi halinde günlük yüzde beş fazlasıyla ödeneceğine dair düzenleme nedeniyle gününde talep edilmeyen ve işverence de ödenmeyen bu alacaklar kısa zamanda büyük meblağlara ulaşır. Gerçekten, somut olayda fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram genel tatil ücretleri bakımından asıl alacak tutarı 2.780.750.000 TL olduğu halde çalışılan süre içinde talep edilmemiş oluşu bir yana fesihten sonra iki yıldan fazla bir süre istenmemiş olunması sebebiyle gecikilen gün artmış ve yüzde beş fazlası da fahiş olarak belirlenmiştir. Davacı gazetecinin uzun süre talep etmeyerek söz konusu alacağın artmasında haksız zenginleşme niyetinin olduğu açıktır. Davacının fesihten hemen sonra 2001 yılında açtığı ve bazı işçilik haklarının talep edildiği davada günlük yüzde beş fazlasının istenmemiş oluşu da bu niyeti ortaya koymaktadır.
Açıklanan nedenlerle mahkemece çok daha yüksek bir oranda indirime gidilerek karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
6- Davacı gazeteci tarafından işverence ödendiği kabul edilen 7.500.000.000 TL.nin mahsubuna gidilmeksizin davaya konu isteklerin kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davacıya, davacı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.7.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy