(1475 S. K. m. 14, 25/2)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.2.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davacı adına Avukat Y. E geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçi 19.6.2003 tarihinde davalı işverence sözlü olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur. Davalı işveren ise 13.6.2003 tarihinde ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek ve ibraname düzenlenmek suretiyle davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, ardından yeniden iş talebinde bulunduğunu, ancak 19.6.2003 ve devamı günlerinde işyerine gelmediği için 23.6.2003 tarihinde 4857 sayılı İş Kanununun 25/2 g maddesi uyarınca iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, savunmaya değer verilerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalı işveren ilk olarak 13.6.2003 tarihinde ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanacak şekilde davacının iş sözleşmesinin sona erdiğini kabul ettiğine göre, bu tarihte davacıya bir ödemenin yapılıp yapılmadığının belirlenmesi önem kazanmaktadır. Zira savunmada belirtildiği üzere, iş sözleşmesinin feshinden sonra davacının yeniden iş talebinde bulunması ve şayet işverence işe alma işlemleri gerçekleşmişse bu durum, taraflar arasında yeni bir iş ilişkisi kurulduğu anlamındadır. Yine savunmada ileri sürülen devamsızlık ve buna bağlı haklı fesih işleminin ancak bu yeni iş ilişkisi yönünden sonuçlarını doğurması mümkün olabilir. Bu nedenle mahkemenin, işverence 23.6.2003 tarihinde devamsızlık nedeniyle yapılan feshin haklı olduğu gerekçesiyle 13.6.2003 tarihine kadar olan hizmetler yönünden hak kazanılan ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar vermesi doğru olmamıştır. Bir başka anlatımla, davalı işveren 13.6.2003 tarihinde ihbar ve kıdem tazminatı ödenmek suretiyle iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini ileri sürdüğüne göre, bu tarihe kadar olan çalışmalar için hak kazanılan ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenip ödenmediğinin tespiti üzerinde durulmalıdır.
Bu noktada, dosya içinde bulunan ve davacı işçinin imza ve diğer yönlerden itirazının bulunduğu 13.6.2003 tarihli ibranamenin geçerli olup olmadığının tespiti önem kazanmaktadır. Söz konusu ibraname fotokopi olarak dosyaya sunulmuştur. Öncelikle, belgenin aslının getirtilmesi ve davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlar üzerinde durulması gerekir. Mahkemece, gerekirse ibranamede şahit olarak imzası bulunan kişiler dinlenmek suretiyle belgenin geçerli olup olmadığı noktasında bir karar verilmelidir.
Anılan ibranamenin geçerli olduğu sonucuna ulaşıldığı taktirde ihbar ve kıdem tazminatları yönünden miktar içermekle, belgenin makbuz niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. Bu durumda hak kazanılan ihbar ve kıdem tazminatlarından ibranamede yazılı olan tutarların indirilmesi suretiyle bakiyesinin kabulüne karar verilmelidir. Mahkemece ibranamenin geçerli olmadığı kabul edildiği taktirde ise, 13.6.2003 tarihine kadar olan çalışmalar yönünden hak kazanılan ihbar ve kıdem tazminatlarının kabulü cihetine gidilmesi gerekir.
Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 400 YTL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy