(1475 S. K. m. 14) (4447 S. K. m. 51) (4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı ihbar, kıdem tazminatı, izin ücreti, ikramiye, fazla mesai ücreti, işsizlik sigortası ve hafta tatili ücretinin ödetilmesi ile itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. İşyerinde çalışan işçilere ve davacıya 2002 yılı başında ve Nisan 2002 tarihinde ücret zammı yapılması gerektiğine ilişkin Toplu İş Sözleşmesi, hizmet akdi ve tanık ifadesi bulunmamaktadır. Böyle olunca kıdem, ihbar tazminatına esas giydirilmiş ücretin bu tarihlerde zam yapıldığı kabul edilerek hesaplanması ve 2002 yılından ücret fark alacağının da kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
3. Davacı 3.10.2000 tarihinde işe girmiş, işveren 5.12.2000 günlü duyuru ile ikramiye uygulamasını kaldırmıştır. İkramiye ile ilgili hizmet akdi ya da TİS de bulunmamaktadır. Bu durumda tüm çalışma süresine ilişkin ikramiye alacağının kabulüne karar verilmesi ve ikramiyenin tazminata esas ücrete yansıtılması isabetsizdir.
4. Davacının üç tanığı da Pazar günleri çalışılmadığını mahkeme ifadelerinde açıkça belirtmişlerdir. Engin Çakmak isimli tanığın ikinci kez verdiği ifade de bu kez, ayda iki Pazar çalışma yapıldığını belirtmesine dayanarak bu alacağın kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.
5. İşsizlik sigortası ödeneği almaya hak kazanmak, fesihten itibaren belirli bir sürede ilgili resmi kurumlara başvurmak gibi özel şartlara bağlı ve SSK tarafından alınacak bir prim karşılığıdır. Bu alacağın da koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan davalıdan tahsiline karar verilmesi hatalıdır.
6. Davacı işçi kıdem tazminatı fark alacağı dışındaki hükmolunan alacaklar için davalı işvereni 27.5.2002 tarihinde tebliğ edilen ihtar ile temerrüde düşürmüştür. Bu alacakların faiz başlangıcının dava tarihinden itibaren kabulüne karar verilmesi de yine isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy