(4857 S. K. m. 24) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatı ile işçilik alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.3.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat T. Tural geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının davalıya ait işyerinde çalışma süreleri taraflar arasında tartışmalıdır. Davacı işçi 16.12.1999 tarihinde işe girdiğini ileri sürmüş, davalı işveren ise 15.2.2000 tarihinde çalışmaya başladığını savunmuştur. Mahkemece davalının savunmasına değer verilerek sonuca gidilmiştir.
Dosya içinde bulunan ve Sosyal Sigortalar Kurumuna verildiği anlaşılan işe giriş bildirgesinde, davacının davalıya ait işyerinde 16.12.1999 tarihinde çalışmaya başladığı belirtilmiştir. Aynı şekilde davalı işverenliğin kaşesini taşıyan ve imzalı sağlık belgesinde davacının işe giriş tarihi 16.12.1999 olarak açıklanmıştır. Buna göre, davacı işçinin davalıya ait işyerine girişi konusunda davacı iddiasının kanıtlandığı kabul edilmelidir. İşe giriş tarihi 16.12.1999 olarak esas alınmalıdır.
Öte yandan davacının işyerinden çıkış tarihi de uyuşmazlık konusudur. Mahkemece davalının savunmasında geçen 25.12.2000 tarihi esas alınarak sonuca gidilmiş, davalı ise fesih tarihinin 16.3.2001 olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. Sosyal Sigortalar Kurumu kayıtlarına göre 3.1.2001 tarihinden sonra davacı işçinin çalışmaları dava dışı A. Yapı Ticaret Ltd. Şti. de geçmiştir. Ancak sigorta kayıtlarına göre her iki işverenin unvanının bulunduğu bölümde M. İnşaat AŞ. nin BHT ibaresi yazılıdır. Davalı işverenin Dava dışı M. AŞ. nin taşeronu olduğu tartışmasız durumdadır. Bu taşeronun işyerinden ayrılmasının ardından davacının dava dışı A Yapı Ticaret Ltd. Şti. de çalışmasını sürdürmüş olup olmadığı mahkemece araştırılmış değildir. Davalı şirket ile 3.1.2001 den sonra çalışmaların geçtiği işveren arasındaki ilişki araştırılmış değildir. Davacının kötü niyet tazminatı talebi de bu sonuca göre değerlendirilmelidir.
3- Davalı tarafın temyiz itirazlarına konu olan, hesaplamada 14 günlük başka işyerinde geçen sürenin dikkate alındığı hususunda da gerekli inceleme yapılmış değildir. Davacı tarafa bu mükerrer sigortalılığın nedeni sorulmalı ve bu süre içinde davalıya ait işyerinde çalışmakta olduğu hususu kayıtlarda yer aldığı halde ikinci bir işyerinde çalışması hususu açıklatılmalıdır. Gerekirse işe giriş bildirgesi üzerindeki işçiye ait imzalar da incelemeye tabi tutularak gerçek durumun tespitine çalışılmalıdır.
4- Davacının son 36 günlük ücret ödenmediği iddiası dava dışı olan ancak davalı şirketle bağlantısının araştırılması gereken A. Yapı Ticaret Ltd. Şirketi nezdindeki çalışmayı ilgilendirdiğinden bu konuda davalı işverenin sorumlu tutulması hatalı olmuştur. Bu konuda yukarıdaki 2 nolu bent uyarınca yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmelidir.
5- Davacının aylık ücreti de uyuşmazlık konusudur. Davalı işverence dosyaya davacı işçinin imzasını havi bazı aylık ücret bordroları sunulmuştur. Bordrolarda davacının ücreti asgari ücret olarak gösterilmiştir. Davacı işçi ise ücretin günlük 10.000.000TL net olduğunu ileri sürmüş, mahkemece buna itibar edilmiştir. Davacının ne kadar ücret alabileceği ilgili meslek kuruluşundan sorulmalı ve alınacak olan cevap tüm dosya kapsamı ile birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak istekle ilgili bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy