(1475 S. K. m. 14/12)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem tazminatı faiz alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.3.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat G. Dinçer geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazlarıyla davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi daha önce açmış olduğu davada fazlaya dair haklarını saklı tutarak 2.000.000.000 TL. kıdem tazminatı gecikme faizi isteğinde bulunmuştur. Mahkemece taleple bağlı olarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizce verilen kararda faize faiz yürütülemeyeceği noktasında hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında davacı taraf ek dava açarak fazlaya dair faiz isteğinde bulunmuş, mahkemece her iki dava birleştirilmek suretiyle yargılamaya devam olunmuştur.
Davacının kıdem tazminatından 7.600.000.000 TL. lik kısmı davalı işverence birer ay ara ile dört taksitte ödenmiştir. İşyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinin 36.maddesinde kıdem tazminatının gecikmesi halinde en yüksek işletme kredisi faizinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Bilirkişi raporunda anılan hükme göre %5000 oranındaki faiz dikkate alınarak 78.863.013.698 TL. faiz hesabı yapılmıştır. Mahkemece her iki dava sebebiyle takdiri indirime de gidilerek 20.000.000.000 TL. faiz alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, fesih tarihinde yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanununun 14/12.maddesinde kıdem tazminatının gecikmesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı mutlak emredici olarak düzenlenmiştir. Tarafların bireysel ya da toplu iş sözleşmesi ile bu kuralı değiştirmeleri mümkün değildir. Bu itibarla kıdem tazminatı gecikme faizinin en yüksek banka mevduat faizi yerine en yüksek işletme kredisi faizi oranına göre hesaplanması doğru olmamıştır.
Her ne kadar, kısmi davada hesaplama en yüksek işletme kredisi oranına göre yapılmış ise de, kısmi dava henüz kesinleşmediği gibi, talep edilen miktara göre bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Mahkemece kıdem tazminatı gecikme faizi, bankalarca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi belirlenmek suretiyle hesaplanmalı ve hüküm altına alınmalıdır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy