(4857 S. K. m. 26)
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
İş sözleşmesinin geçerli bir neden olmadan feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine karar verilmesini talep eder.
Davalı işveren, davacının evli olduğu halde işyerinde evli bir bayanla birlikte olması ve alkollü araç kullanması üzerine sürücü belgesine el konulmasına rağmen, işverene ait aracı kullanması ve işverenden saklaması nedeni ile iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece "Davacının işyerinde evli iken evli bir bayanla kaçması eyleminin 04.07.2003 tarihinde, sürücü belgesine el konma olayının da 26.02.2003 tarihinde gerçekleştiği, bu olayların fesihten çok önce öğrenildiğini ve işverenin 4857 sayılı yasanın 26. maddesi uyarınca fesih hakkını yasal hak düşürücü süre içerisinde kullanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İşçinin, 4857 sayılı yasanın 18 ve devamı maddelerinde düzenlenen iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışması, işyerinde en az 30 işçi olması, işçinin en az 6 aylık kıdeminin bulunması ve işletmenin bütününü sevk ve idare eden veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda olmaması gerekir.
İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açması gerekir.
İş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Dosya içeriğine göre, davacı işçi iş güvencesi kapsamında kalmakta olup, dava da süresinde açılmıştır. Davacı hakkında, evli olduğu halde işyerinde evli bir bayanla birlikte kaçma ve alkollü olarak sürücü belgesine el konulmasına rağmen, bu durumu işverenden gizleyerek, işyeri aracını sürücü belgesine el konulduğu dönemde kullanması nedeni ile soruşturma başlatıldığı, savunmasının alındığı, ve Disiplin Kurulu kararı ile iş sözleşmesinin feshine karar verildiği, feshe yetkili makamın olayla ilgili belgeler gelmesi üzerine 6 günlük süre içinde fesih hakkını kullandığı anlaşılmaktadır. Zira soruşturma başlatılması ve süresi, hak düşürücü süreyi kesmektedir. Bu nedenle fesih hakkının 6 günlük süre içinde kullanılmadığı gerekçesi yerinde değildir.
Somut olayda, evli olan davacının işyerinde evli bir bayanla birlikte iken kaçması ve birlikte olması, alkollü araç kullanması nedeni ile sürücü belgesine el konulduğu halde işverenden gizleyerek işverenin aracını kullanması, işçinin davranışlarından kaynaklanan ve işyerinde olumsuzluklara yol açan geçerli nedenlerdir. Ayrıca bu nedenlerle fesih hakkının hak düşürücü süre içerisinde kullanılmaması, feshin geçerli nedenlerle yapılmadığı anlamına gelmez. Başka bir anlatımla, 6 günlük hak düşürücü süre içinde fesih hakkı kullanılmadığı takdirde, fesih haksız hale gelir, ancak geçersiz hale gelmez. Davanın reddi yerine, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı yasanın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Hüküm: 1- Yukarda açıklanan gerekçe ile; Ankara 15.İş Mahkemesinin 1244/727 sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE;
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 350.00 YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Davalının yaptığı 20.00 YTL. temyiz giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7- Davalıdan peşin alınan temyiz harcının isteği halinde kendisine iadesine kesin olarak 31.1.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy