(1475 S. K. m. 13, 14) (4857 S. K. m. 17) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötüniyet tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece hüküm altına alınan ihbar tazminatının 5.5.1998 tarihinden itibaren kısa vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde ihbar tazminatına fesih tarihinden itibaren faiz uygulamasını istemiştir. Mahkemenin davacının istemi olmadan 5.5.1998 tarihini ihbar tazminatına uygulanacak faize başlangıcına esas alması hatalı olduğu gibi yasal faize hükmetmemiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Hüküm altına alınan ihbar tazminatına dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmemiş olması sebebiyle hükmün bu yönden bozulmasına ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükümdeki "5.5.1998 tarihinden kısa vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizi ile" cümlesinin çıkarılarak "dava tarihinden itibaren yasal faizi ile" cümlesinin eklenmesine hükmün bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 14.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy