(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, işveren vekili tarafından geçerli bir sebep olmadan iş sözleşmesine son verildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren; davacı işçinin işi kendisinin bıraktığını işe dön çağrısına olumlu cevap vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalı savunmasına değer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; davacı, işveren vekili ve dokuma müdürünün A. Demirci isimli işçiye yapılacak zam konusunu görüşmek üzere bir araya geldikleri, işveren vekilinin bahsi geçen işçinin ayrılması yönünde görüş bildirdiği, davacının işverene hitaben bu hususu bir daha düşünün, işyeri için gerekli biri, bizde mi gidelim dediği, buna sinirlenen işveren vekilinin davacının işine son verdiği özellikle toplantıya iştirak ettiği ve ifade tarihi itibarıyla işyerinde halen çalıştığı anlaşılan tanık dokuma müdürü E. Arık'ın ifadesinden anlaşılmaktadır. İşyerinde 1996-1998, 2000-2003 yılları arası çalışan son olarak da fabrika müdürlüğü yapan bir kişinin, çalışanlardan birine yapılacak zam konusunda işveren ile anlaşmazlığa düşüp işini bırakıp gitmesi günümüz ekonomik şartları ve istihdam sorunu karşısında, hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Bu nedenlerle mahkemenin yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurması hatalıdır.
Bu konuda ki temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve 4857 sayılı Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: 1) D. İş Mahkemesinin 19.03.2004 Tarih, 2003/1064 Esas, 2004/180 Karar sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacını işe iadesine,
3) Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4) Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6) Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 350.YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7) Davacı tarafından yapılan 35. YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8) Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 10.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy