(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, fazla mesai ile kötü niyet ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava her ne kadar şube hakkında açılmış ise de, tüzel kişiliği olmaması nedeni ile şube hakkında hüküm tesisi hatalıdır. Davaya taraf olan ve takip eden davalı dernek hakkında hüküm kurulması gerekir.
3- 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18/4.maddesinde, "18. maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21. maddelerinin uygulanma alanı dışında olan işçilerin iş sözleşmesinin fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu kural gereği, işçi iş güvencesi kapsamında kalıyor ise, feshin geçersizliği ve işe iade olanağından yararlandığından, kötü niyet tazminatı isteminde bulunamayacaktır. Somut olayda işveren olan Kızılay Derneği'nin iş güvencesi kapsamında kaldığı ve davacının da 4857 sayılı İş Kanunu' nun 18, 19, 20 ve 21. maddelerinin uygulanma alanı içinde kaldığı tartışmasızdır. İş güvencesi uygulama alanı içinde kalan ve feshin geçersizliğini ileri sürmeyen işçi kötü niyet tazminatı isteyemez. Bu isteğin reddi yerine kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 21.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy