(4857 S. K. m. 1) (YHGK. 25.4.2001 T. 2001/9-385 E. 2001/403 K.)
Dava: Davacı, ilave tediye alacağı ile genel ve hafta tatili gündeliklerinin ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı görevsizlik yönünden reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kurumda, memuriyete geçmeden önceki dönemde iş sözleşmesi ile çalıştığını, fazla çalışmaları ve tatil çalışmaları karşılığı ücretlerin ödenmediğini belirterek, alacak isteminde bulunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek taraflar arasında yapılan sözleşmede itilafın idare mahkemesinde halledileceğine dair özel hüküm bulunmakla birlikte görev hususu kamu düzenini ilgilendirdiğinden görev yönünden tek başına belirleyici görülmemekle beraber 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar kurulu kararının 2 ve devamı maddelerinde sözleşmeli personel mevzuatına uygun olarak birinci maddede belirtilen hususlarda sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan görevlilerdir şeklinde tanımlanan ve davacının yaptığı iş itibariyle de iş kanunu kapsamında çalışmadığı ve davanın iş mahkemesinde değil idari mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Dairemizce de benimsenen Hukuk Genel Kurulunun 25.4.2001 gün ve 2001/9-385 E-2001/403 K sayılı ilamı gereğince, Taraflar arasındaki sözleşmenin başlangıcında bunun bir hizmet sözleşmesi olduğu bildirilmektedir. Sözleşmeli personel sıfatının kazanılmasında yukarıda açıklandığı gibi zorunlu ve istisnai durumun mevcut olması, Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca çalıştırılmasına karar verilmesi gibi koşullar tamamlanmadan yapılan sözleşmeyi gerçek anlamda bir hizmet sözleşmesi olarak kabul etmek gerekir. Ayrıcı özel koşullara bağlı olarak yapılması gereken idari sözleşmenin bu koşulları taşımaması halinde taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin hizmet sözleşmesi olarak değerlendirilmesi yerinde olacaktır. Sözleşmede taraflar yapılacak iş ve verilecek ücret konusunda anlaşmışlardır. Bir hizmet sözleşmesine dayanarak herhangi bir iş de çalışanlara işçi denildiğine göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin de işçi işveren ilişkisi olarak kabulü gerekir. Somut olayda, taraflar arasındaki ilişki açıklandığı gibi iş ilişkisi olup, uyuşmazlık iş sözleşmesinden kaynaklandığından, işin esasına girilerek, karar verilmesi gerekir. Yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy