(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı alması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait işyerinde ilk dönem olan 03.06.1976-19.03.1979 arası hizmetinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece istek kabul edilmiştir.
Eda davası açılması mümkün olan haller de, aksi yasal bir düzenleme ile kararlaştırılmamış ise, davacının tespit davası açmakta ( kural olarak ) hukukî yararı yoktur . Çünkü, eda davası sonunda verilen hüküm ile, aynı zamanda dava konusu hukukî ilişkinin var olup olmadığı da tespit edilir. Somut olayda davacı anılan hizmet süresi için eda niteliğinde olan kıdem tazminatı isteğinde bulunabileceğinden, bu sürenin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmasını istemesinde hukuki yararı bulunmamaktadır. İstemin reddi yerine kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy