(1475 S. K. m. 35, 41) (818 S. K. m. 113/1)
Dava: Davacı, fazla çalışma parası, hafta tatili gündeliği ile gecikme faiz alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında katan temyiz "itirazları yerinde değildir.
2. Davacı; dava dilekçesinde Aralık 1999 tarihinde emekli olarak işyerinden ayrıldığını belirttiği halde fazla mesai ve hafta tatili ücretlerinin Mart 2000 tarihine kadar talep de aşılıp hesaplanarak hüküm altına alınması hatalıdır.
3. Davacı fazla mesai ve hafta tatili çalışma ücreti isteğinde bulunmuş, bu talepleriyle ilgili tanık dinletmeyerek iş müfettişi raporlarına dayanmıştır. Davacının Mart 1997 tarihinden sonraki alacaklarının kabulüne karar verildiğine göre 7.11.1994 tarihli iş müfettişi raporuna dayanma olanağı yoktur. 3.4.1998 tarihli iş müfettişi raporu ise sadece hafta tatili çalışmalarına ilişkin olup fazla mesai ile ilgili bir hususa yer verilmemiştir. Böyle olunca davacının puantajlarda fazla mesai olarak yer alan ancak imzası karşılığında ödenmeyen aylara ilişkin fazla mesai alacakları hüküm altına alınabilir. Bilirkişinin günde bir saatten hesap yaptığını yazdığı ancak hesap yönünden anlaşılır ve denetime elverişli olmayan raporuna itibar edilmesi yerinde değildir.
4. 3.4.1998 tarihli iş müfettişi raporunda sadece 15.1.1998-14.2.1998 tarihleri arasında ayda dört Pazar çalışma yapıldığı halde iki Pazar çalıştıkları kabul edilerek ödeme yapıldığı belirtilmektedir. Davacının iş müfettişine de esasen bu nedenle başvurduğu anlaşılmaktadır. Davacı tanık da dinletmiştir.
Bu durumda işveren tarafından sunulan puantaj kayıtlarıyla sonuca gitmek gerekir. Bazı bordrolar imzalı ve hafta tatili çalışma ücreti tahakkuku mevcuttur. Mahkemece puantaj kayıtlarında belirtilen hafta tatili ücret alacakları hesaplanmalı, imzalı bordro ile ödenen miktarlar indirilmeli bakiye hafta tatili alacağı olursa hüküm altına alınmalıdır. Bu hesaplamalar yapılırken çalışmaların yapıldığı tarihlerde ödenen ücretler esas alınmalıdır.
5. Davacı dava tarihinden önce ödenen ücret alacaklarının geç ödendiğini iddia ederek bu gecikmeden doğan işlemiş faizleri de talep etmiş mahkemece istek gibi hüküm kurulmuştur. Faiz isteğine konu asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiş ve davacı ödeme sırasında veya ödemeden önce kaydı itirazda bulunmamıştır. Bu nedenle Borçlar Kanununun 113/1. maddesi gereğince faiz alacağı sakıt olur. Bu sebeple geçmiş günler faiz isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1.7.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy