(1475 S. K. m. 52)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem tazminatı, izin, fazla çalışma ile hafta, bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.3.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat Turabi Turul ile karşı taraf adına Avukat Şahin Kıraç geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davalı vekili tarafından karar süresi içinde temyiz edilmiş ise de, vekaletnamedeki yetkiye dayanılarak bu isteğinden vazgeçtiğinden davalı tarafın temyiz isteğinin REDDİNE,
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Fesihten sonra düzenlenen ve davacı işçinin imzasını taşıyan ibranamede yıllık izin ücretinin ödendiği belirtilerek işverenin ibra edildiği açıklanmışsa da, işverence ibraname ekinde sunulan ödeme makbuzunda miktar yazılı olduğuna göre izin ücreti yönünden ibranamenin makbuz hükmünde olduğunun kabulü gerekir. Böyle olunca davacının izin ücretinin hesaplanarak yapılan ödemenin mahsubu suretiyle sonuca gidilmelidir.
Dosya içinde bulunan ve çoğunluğu 1 veya 2 gün izin talebine yönelik dilekçelerde izinlerin hastalık sebebiyle veya mazeret izni olarak verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda söz konusu izinlerin yıllık izin süresinden mahsubu doğru olmaz. Davacının talebi üzerine düzenlenen ve yıllık izne sayılacağı açıkça belirtilmeyen kısa süreli izinlerin, 1475 sayılı İş Kanunun 52. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen hastalık ve mazeret izinlerinden sayılması gerekir. Bu durumda, anılan hükme göre söz konusu sürelerin yıllık izinden mahsubu doğru değildir. Mahkemece gerekirse bu yönden bilirkişiden ek hesap raporu alınarak bakiye izin ücreti hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 400,00 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy