(4857 S. K. m. 18, 20, 21)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalı işverence yapılan feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine, işe başlatılmadığı takdirde ödenmesi gereken tazminat miktarının 5 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine ve boşta geçen 3 aya ait ücret tutarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Hüküm davalı işveren tarafından temyiz edilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu'nun 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen sebepler niteliğinde olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ileri sürülmüş ise de, feshe dayanak yapılan nedenler kanıtlanamamıştır. Bu nedenle, mahkemece feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine dair verilen karar isabetlidir.
Ancak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21/1 maddesi uyarınca işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın gerekçe dahi belirtilmeksizin 5 aylık ücret tutarı olarak belirlenmiş olması hatalıdır. Davacının hizmet süresi 7 ay 8 gün olup, anılan tazminat yönünden yasada belirtilen alt sınırdan ayrılmayı gerektiren bir fesih nedeni de bulunmamaktadır. Öte yandan davacının boşta geçen süresine göre 3 aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş olması doğru değilse de karar davacı tarafından temyiz edilmediğinden bu husus bozma sebebi yapılamamıştır.
Açıklanan nedenlerle hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve 4857 Sayılı İş Kanununun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen gerekçelerle,
1- Kadıköy İş Mahkemesinin 25.5.2004 tarih ve 2003 /341 E, 2004 /261 K. Sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının süresi içerisinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 3 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 350 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 10 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8- Temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, Kesin olarak 13.1.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy