(4857 S. K. m. 21) (1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar, tazminatı ile yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen kabul etmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı 2.9.1991 tarihinden 20.12.2000 tarihine kadar çalıştığını bu tarihte emekli olduğunu kıdem tazminatının ödenmediğini, çalışmasını ara vermeden aynı yerde 30.4.2002 tarihine kadar sürdürdüğünü, bu tarihte iş aktinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek ihbar, kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının 20.12.2000 tarihinden sonra işyerinde çalışmadığını savunmuştur.
Mahkeme, davacının 20.12.2000 tarihinde hizmet aktinin emeklilik nedeniyle sona erdirildiğini, kıdem tazminatının ödenmediğini, bu tarihten sonra ki çalışmasının kanıtlanmadığını belirterek 2.9.1991-20.12.2000 dönemi için kıdem tazminatı alacağına hükmetmiştir.
Gerçekten dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının 20.12.2000 tarihinde emeklilik nedeniyle iş akdini sona erdirdiği, kıdem tazminatının ödenmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının bu tarihten sonra da çalıştığı tanıkların açık beyanlarından anlaşılmaktadır. Özellikle davacı tanıklarından birisi işyerinde kendisinin 1992 -2001/Aralık tarihleri arasında çalıştığını işe girdiğinde davacının iş yerinde çalıştığını, ayrıldığında da çalışmasına devam ettiğini belirtmiştir. Diğer davacı tanığı da beyanı ile bunu doğrulayıp tamamlamıştır. Her ne kadar dinlenen davalı tanıkları davalının savunmasını doğrulamışlarsa da bu tanıkların işyerinde halen çalışıyor olması nedeniyle beyanlarına itibar edilemez.
Bu durumda mahkemenin davacının 2001 yılı Aralık ayına kadar aralıksız çalıştığı kabul edilerek kıdem tazminatının bu tarihteki ücret üzerinden hesap edilerek karar verilmesi gerekir.
İhbar tazminatına ise emeklilik sonrası dönem nazara alınarak bu dönemler için hesaplanıp karar verilmelidir.
Mahkemenin aksi düşünce ile yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 3.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy