(4857 S. K. m. 18, 41)
Dava: Davacı, feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan sendikal nedenle feshedildiği ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren fazla mesai yapmadığı için iş sözleşmesinin 4857 sayılı yasanın 25/11. Maddesi gereğinde feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacı işe girdiğinde 1475 sayılı İş Kanununa göre fazla mesai yapmayı kabul ettiğinden 4857 sayılı yasaya göre rızasının alınmadığı çeşitli sebepler göstererek fazla mesai yapmadığı siparişlerin yetişmediği feshin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davalının temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır
4857 sayılı İş Kanununun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir.
Söz konusu geçerli sebepler İş Kanununun 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen sebepler niteliğinde olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre 4857 sayılı İş Yasasının 41. maddesine göre fazla saatlerde çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir. İlgili yönetmeliğin 9. maddesi bu onayın her yılbaşında yazılı olarak alınması koşulunu getirmiştir. İşçinin işe girerken 1475 sayılı İş Yasasına göre verdiği rıza 10.06.2003 tarihinden sonraki fazla çalışmaları haklı gösteremez. Böyle olunca feshin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmıştır. Feshin sendikal nedenle gerçekleştiği davacı tarafından kanıtlanmamakla, 4857 Sayılı İş Kanunun 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1) İş Mahkemesinin. tarih Sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2) Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3) Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının dört aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4) Davacının işe iade süresi içinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına gerek olmadığına,
6) Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 350.000.000 TL vekalet ücretinin davalından alınarak davacıya ödenmesine,
7) Davacı tarafından yapılan 60.000.000 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisinin iadesine,
Kesin olarak 23.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy