(4857 S. K. m. 21) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacının zincirleme akitlerle çalıştığı ve akdin belirsiz süreli hale geldiği anlaşılmaktadır. Davacıya ihbar öneli kullandırılmış, ancak iş arama izni verilmemiştir. Akdin feshi tarihinde yürürlükte bulunan 1475 Sayılı Yasanın 19 uncu maddesinde düzenlenen iş arama izninin part-time çalışmalarda uygulanmayacağı hususunda bir hüküm mevcut değildir.
Fesih tarihine göre Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre ihbar öneli içerisinde arama izni kullandırılmamışsa usulünce verilmiş ihbar önelinden söz edilemez. Bu nedenlerle davacının ihbar tazminatı isteminin kabulü gerekirken, yazılı şekilde reddedilmesi hatalıdır.
2- Davacının davalıya ait işyerlerinde ayrı ayrı iş sözleşmeleriyle kısmi süreli olarak çalışmıştır. Her bir iş sözleşmesi birbirinden bağımsız olduğundan 1475 Sayılı İş Kanununun 14/7. maddesi uyarınca hesaplanan kıdem tazminatlarının tek tavana, göre tabi tutulması isabetli değildir. Bu durumda iki kıdem tazminatının ayrı ayrı tavan esas alınarak hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.3.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
Davacı işyeri hekimi ile davalı işveren arasında, ayrı adreste bulunan Genel Müdürlük personeline belirli saatlerde bakmak, diğer saatlerde de Merkez Şube Personeline bakmak üzere iki ayrı ücret belirlenerek iki ayrı part-time sözleşmeler yapılmıştır. Davacı bu sözleşmeler gereği tek ve aynı işverenin işyerlerinde farklı saatlerde çalışarak günlük mesaisini tamamlamaktadır. Davacıya aynı işveren tarafından iki ayrı ücret ödenmesi kendisine iki kez işçi sıfatını kazandırmaz. Bu nedenle iki ayrı sözleşmeyle ve aynı kıdem tavanına göre iki kez kıdem tazminatı ödenmesi mümkün değildir. Aksine yorum tarzı 1475 sayılı iş kanununun 14. maddesinde yer alan "işçilerin kıdemleri hizmet aktinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır. Aynı kıdem süresi için "bir defadan fazla kıdem tazminatı ödenmez" kurallarına aykırılık teşkil eder. Aldığı toplam ücret üzerinden fesih tarihindeki kıdem tavanı da gözetilerek kıdem tazminatı hesabının yapılması gerektiği mahkeme kararının bu yönden onanması gerektiği düşüncesi ile daire çoğunluğun bozma kararının (2) nolu bendine katılamıyoruz.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy