(1475 S. K. m. 14)
Taraflar arasındaki kıdem tazminatı, fazla mesai, ücret ve izin ücreti ile hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.6.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına avukat N.S. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçiye fesihten sonra banka kanalıyla yaklaşık birer ay arayla toplam 1.250.000.000.- TL' nin ödendiği dosyadaki banka dekontlarından anlaşılmaktadır. Davalı işveren bu ödemenin davaya konu tazminat ve işçilik haklarına yönelik olduğunu savunmuş, davacı ise bu ödemelerin iş ve masraf avansı ile ücrete mahsuben yapıldığım, davaya konu işçilik haklarıyla bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece davacının iddiasına değer verilerek banka kanalıyla yapılan ödemelerin mahsubu yapılmaksızın sonuca gidilmiştir.
Belirtmek gerekir ki, ödemeler davacının işten ayrılmasından aylar sonra yapılmış olup, bunların iş avansı veya masraf avansı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Ayrıca, dava dilekçesinde ücretin uzun süredir ödenmediği, en az 1.000.000.000.- TL ücret alacağının olduğu ileri sürülmüş ve bu yöndeki isteğin de mahkemece kısmen kabulüne karar verilmiştir. Böyle olunca fesihten sonra yapılan bu ödemelerin davaya konu işçilik haklarıyla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Bu konuda gerekli mahsup işlemi yapılmaksızın karar verilmesi hatalı olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3- Emeklilik sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanılabilmesi için kurumca yaşlılık aylığı tahsisine ilişkin yazının davalı işverene bildirilmesi şarttır. Dosya içeriğine göre böyle bir bildirimin varlığı kanıtlanabilmiş değildir. Mahkemece bu yönde gerekli araştırmaya gidilmeden kıdem tazminatı faizi başlangıcı bakımından davacının Sosyal Sigortalar Kurumu'na yaşlılık aylığı için başvurduğu tarihin esas alınması hatalı olmuştur. Şayet bildirim yapılmamışsa davacıya fesihten sonra banka kanalıyla yapılan ilk ödeme tarihi faiz başlangıcı olarak dikkate alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, dayalı yararına takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy