(4857 S. K. m. 25)
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, hizmet sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun hükümlerine uyulmadan feshedildiğini ileri sürerek, hizmet akdinin feshinin geçersizliğine, işe iadesine, tazminat ve boşta geçen süre ücretlerinin belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının, görevi gereği yaptığı çözgü işinde yanlış uygulama yaptığını, bu nedenle, ipliğin boya alma özelliğinin tamamen değiştiğini, boyamadan sonra kumaşın ön yüzünde çizgiler oluştuğunu ve hatanın ancak boyamadan sonra anlaşıldığını, müşterinin şikayet ederek kumaşı iade ettiğini ve bundan zararları doğduğunu, zararın üç milyar TL.dan fazla olduğunu, davacının hizmet akdinin haklı olarak feshedildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, işverence davacının kusuru ve varsa oranının araştırılmadığı, savunmasının alınmadığından söz edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, işçinin savunmasının alınması feshin geçerlilik koşullarındandır. Haklı fesih hallerinde savunma alınması ön koşul değildir.
Feshe dayanak olan kumaşın üretiminde hata olduğu davacının ve mahkemenin de kabulündedir. Davalı, hizmet sözleşmesinin feshinde "haklı" nedene dayandığını savunmaktadır. Öyleyse mahkemece yapılacak iş, öncelikle haklı fesih koşullarının bulunup bulunmadığını saptamak varsa ona göre karar vermek, haklı fesih koşulları oluşmamış ise o zaman geçerli fesih koşullarının bulunup bulunmadığını incelemek ve sonucuna göre karar vermek olmalıdır. Kusur ve zarar taraflar arasında çekişmelidir. Buna göre, İş Kanununun 25/II-ı maddesinde düzenlenen haklı fesih koşullarının bulunup bulunmadığı yönünden mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yaparak davacının kusuru olup olmadığı, varsa oranı, zararın miktarı, bunun 30 günlük ücretini aşıp aşmadığı tespit edilerek rapor üzerinde bir değerlendirme yapıldıktan sonra sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy