(4857 S. K. m. 18, 19, 25)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 4857 Sayılı iş Kanununun 18 ve devamı maddelerine aykırı olarak feshedildiğini iddia eden davacı, feshin geçerli nedenle yapılmadığını belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, "Teftiş Kurulu Başkanlığının 21.05.2003 Gün ve 514 Sayılı Raporu gereği işçi Disiplin Kurulunun 03.06.2003 tarih ve 966-4761 sayılı kararı ile sahte belge düzenlemek suçu sabit görülen davacı İ.Ç'nin iş akdi yürürlükte bulunan T.İ.S.'nin Ek Ceza Cetvelinin 9/3. maddesi gereği 06.06.2003 tarihinde haklı nedene dayanılarak tek taraflı ve ihbarsız olarak feshedildiğini" savunmuştur.
Mahkemece, "davacı hakkında açılan ve kesinleşmeyen kamu davasında verilen beraat kararının gerekçesinde, açıkça yazılı olduğu üzere sahteciliğe konu doktor raporundaki imzanın ve yazının davacıya ait olmadığı kabul edilmekle bu raporun davacı tarafından düzenlenmediği sonuç ve kanısına varıldığı" gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
İşçinin, 4857 sayılı İş Kanununun 18. ve devamı maddelerinde düzenlenen iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için, işyerinde en az 30 işçi çalışması, işçinin en az 6 aylık kıdeminin bulunması ve işletmenin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda olmaması gerekir.
İş sözleşmesi feshedilen işçi tarafından, aynı kanunun 19. maddesi uyarınca, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir.
İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. işverenin sözü edilen kanunun, 25'nci maddesinin ( II ) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklı olmak şartı ile, hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, 6 işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez.
İşveren fesih için, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre, her ne kadar üç istirahat raporunun ikisi verdiği belirtilen doktorların imzasını taşıyor ve davacı eli ürünü olmadığı anlaşılıyor ise de davacının kullandığı ve işverene ibraz ettiği bu istirahat raporları verildiği belirtilen SSK hastaneleri kayıtlarında bulunmamaktadır.
Ayrıca ibraz edilen bir raporun sahte olduğu da anlaşılmaktadır. Kayıtlara geçmeyen ve birisinin sahteliği sabit olan bu raporları, davacının işverene ibraz ederek kullanması işveren açısından geçerli fesih nedenidir. Raporlardaki imzaların davacı eli ürünü olmaması ve davacı tarafından düzenlenmemesi, iş sözleşmesinin feshini geçersiz hale getirmez. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalı bulunmuştur.
Sonuç: 4857 Sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Ankara 12. İş Mahkemesinin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 23.000.000.- TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 300.000.000.- TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine kesin olarak 22.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy