(4857 S. K. m. 21) (1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, gerçekleşmeyen davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının 4.4.2001 tarihinde hizmet aktinin ekonomik nedenlerle davalı tarafından sona erdirildiği ve davacının bu tarih itibari ile ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığı hususunda itilaf yoktur.
Davacı bu döneme ilişkin ihbar kıdem tazminatlarını ödenmediği iddia etmiş, davalı ise anılan alacakların ödendiğini ve davacının ibraname verdiğini savunmuştur. Mahkeme ibranameye değer vererek davayı reddetmiştir. İbranamede ihbar ve kıdem tazminatından söz edilmemiştir. Ancak 6.4.2001 tarihinde düzenlenen ve altındaki imzanın davacıya ait olduğu kanıtlanan belgede (tahsilat makbuzu) davacıya 745.338.890 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının hizmet aktinin feshedildiği 4.4.2001 tarihinde ücret ve sair işçilik alacaklarının bulunduğu iddia edilmediğinden bu ödemenin ihbar ve kıdem tazminatı karşılığı ödendiğinin kabulü gerekir. Mahkemece yapılacak iş davacının 4.4.2001 tarihinden önceki hizmet süresi ve bu tarihteki ücrete göre hak kazandığı ihbar ve kıdem tazminatlarını belirlemek ve 6.4.2001 tarihli makbuzla ödenen miktarı tenkis etmek ve sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 7.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy