(1475 S. K. m. 14, 17/2)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı iş aktinin Toplu İş Sözleşmesinin 59 ve 1475 sayılı İş Kanunu'nun 17/2. maddesi gereğince haksız olarak feshedildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatları talebinde bulunmuştur.
Davalı işveren savunmasında; davacının usulsüz işlemlerinin müfettiş raporuyla tespit edilmesi üzerine Disiplin Kurulu kararıyla iş aktine son verildiğini belirtmiştir.
Mahkeme davacı isteklerini kabul etmiş olup, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, müfettiş raporundan anlaşıldığı şekilde; davacının bankanın Ankara-Cebeci ve Samanpazarı şubelerinde görevli iken siciline tanımla yetkileri menfaatı için kullanarak OKUR menüsünden yararına kur sabitlediği bu kurları iptal etmek suretiyle banka zarar kaydına yol açtığı ve bağladığı kurlardan en fazla yararına olanları kullanmak suretiyle döviz ve efektif işlemleri yaparak kazanç sağladığı anlaşılmaktadır.
Yine davacının bazı müşteriler ile borç-alacak ilişkisinde bulunduğu, nakit para girişi olmadığı halde müşteriler yararına işlemler yaptığı da tespit edilmiştir.
Mahkemece görevlendirilen bilirkişi kurulu yukarıda ki hususları belirlemelerine karşılık, banka zararının davacıdan ve müşterilerden tahsili imkanının mevcut olduğu gerekçesiyle davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanabileceğini belirtmişlerdir.
Toplu iş sözleşmesinin 59. maddesinde; görevi kötüye kullanmak suretiyle bankayı zarara sokmanın fesih nedeni olduğu belirtilmektedir. Banka müfettişlerinin belirlemelerine göre, davacı kendi yararına fayda sağladığı gibi bankayı da önemli oranda zarara uğratmış olup, bu eylemler bilinçli olarak ve işverenin güvenini kötüye kullanmak suretiyle yapılmış olduğu tartışmasız bulunduğundan işverenin Toplu İş Sözleşmesinin 59 ve 1475 sayılı İş Kanununun 17/2. maddeleri gereğince yapmış olduğu fesih işleminin yerinde olup, mahkemenin aksine düşüncelerle davacı isteklerini kabul etmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy