(4857 S. K. m. 21) (4447 S. K. m. 48, 51) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatı, sigorta primi ile işsizlik sigortası alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.5.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Uygun Kızılkor geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 51. maddesinde işsizlik sigortasından faydalanma şartları belirlenmiştir. Aynı yasanın 48. maddede ise, "Sigortalı işsizin, bu maddede belirtilen ödeme ve hizmetlerden yararlanabilmesi için işten ayrılma bildirgesi ile birlikte hizmet akdinin feshedildiği tarihi izleyen günden itibaren otuz gün içinde Kuruma doğrudan başvurması gerekir. Mücbir sebepler dışında, başvuruda gecikilen süre işsizlik ödeneği almaya hak kazanılan toplam süreden düşülür" kuralına yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, işsizlik sigortasından faydalanabilmek için işçinin, işten ayrılma tarihinden itibaren bir ay içinde işçinin kuruma başvurması şarttır. Somut olayda davacının fesihten itibaren bir aylık süre içinde kuruma başvurup başvurmadığı araştırılmış değildir. Mahkemece öncelikle bu konu araştırılmalı ve şayet başvuru yapılmışsa yararlanma şartları yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmak suretiyle sonuca gidilmelidir.
3- İşyerinde ikramiye uygulamasının varlığını kanıtlanabilmiş değildir. Bu konuda işyerinde inceleme yapan iş müfettişliğince de bir tespit yapılmamış, davacının da ikramiye uygulamasına dair iddiası olmamıştır. Mahkemece, tanık dinlenmediği halde yılda 4 ikramiye ödemesinin varlığından bahisle tazminatların buna göre hesaplanarak hüküm altına alınması hatalı olmuştur.
4- Mahkemece, reddine karar verilen miktar yönünden davalı lehine avukatlık ücretine karar verileceği yerde yine davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy