(4857 S. K. m. 21) (1086 S. K. m. 163) (YHGK. 07.05.2003 T. 2003/11-319 E. 2003/335 K.)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma parası, bayram tatili gündeliği ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı hizmet aktinin haksız feshedildiğini belirterek İş Kanunundan doğan tazminat ve alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı ise davacı ile aralarında istisna akti bulunduğunu savunmuştur.
Mahkemece ilk celse taraflara delillerini varsa tanıklarının isimlerini bildirmeleri ve davetiye çıkarmaları için 10 günlük kesin mehil verilmiştir. Davalı vekili bu sürede delil listesi vermemiş ikinci celsede davacı tanıkları dinlenmiştir. Davalı verilen kesin mehlin usulüne uygun olmadığını belirterek mahkemeden yeniden mehil istenmiş ancak talebi mahkemece reddedilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 163. maddesine göre hakim tayin ettiği müddetin kesin olduğuna karar verebilir. Ancak böyle durumlarda verilecek müddetin iddia ve savunmayı kısıtlayamayacak ve delillerin toplanmasını engellemeyecek şekilde uygun bir süre olması ve kesin mehile uyulmaması halinde doğacak sonuçlarında kararda açıkça gösterilmesi gereklidir. Mahkemece verilen kesin sürenin sonuçları taraflara açıklanmamıştır. Bu durumda verilen süre bir sonuç doğurmaz. Hukuk Genel Kurulu'nun 07.05.2003 tarih 2003/319-335 Karar sayılı kararı bu yöndedir.
Mahkemece yapılacak iş davalıya delil ve tanık listesi ibraz etmek üzere açıklanan şekilde mehil vermek buna göre delillerini toplayarak değerlendirmeye tabi tutmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy