(4857 S. K. m.2/2, 3, 18) (1086 s.K m.38, 39)
Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Mavişehir 2.Etap Toplu Yapı Yönetiminde çalıştığı belirtilen davacı 17.6.2003 tarihinde iş sözleşmesinin neden gösterilmeksizin feshi nedeniyle; feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal tazminatlarının ödetilmesi isteğinde bulunmuştur.
Gösterilen şekilde tebligat alan işveren II.Etap konutlarının 2 ayrı parselden oluştuğunu ve ayrı ayrı yönetildiklerini, toplu yapı yönetimi adı altında bir kuruluş bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece 4857 sayılı yasanın 18.maddesine göre işyerinde fesih tarihinde 30 dan az işçi çalıştığından davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemeye ibraz edilen II.Etap konutları, 25491/1 ada/parsel ve 25486/1 ada/parsel yönetim kurulları tarafından imzalanan 16.5.2002 tarihli Ortaklık Protokolünde müşterek kurul, müşterek hizmetler müşterek ihale ve sözleşmeler, demirbaşlar, müşterek hizmetler için personel alımından bahsedildiği gibi, muhasebe elemanı ve sekreter olarak görev yaptığı anlaşılan davacının protokolün personel başlıklı maddesinin A/b bendinde yer alan yönetim ve genel hizmetler personeli olarak her iki parsel işlerinde çalıştığı intibakı uyanmaktadır.
Sosyal Sigortalar Kurumunda da birbiri ardı sıra 1129290 ve 1129291 numaraları ile Bahçe bakım, temizlik, güvenlik ve bekçilik hizmetleri işyeri olarak kayıtlı bu işyeri; 4857 sayılı yasanın 2/2 ve 3 fıkrasına göre aynı yönetim altında örgütlendiği aynı iş organizasyonu kapsamında olup olmadığı kesin olarak belirlenmiş değildir.
Mahkemece ortaklık protokolü değerlendirilmeli davacının her iki parsele hizmet verip vermediği saptanmalı, her iki parselin ortak protokol gereği bir üst yönetim oluşturup oluşturmadığı belirlenmeli bundan sonra yasada belirtilen işyerinde 30 işçi çalışıp çalışmadığı kesin olarak tespit edilerek sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy