(2821 S. K. m. 61) (818 S. K. m. 101)
Dava ve Karar : Belediye İş Sendikası adına Avukat İ. T. ile G. Belediye Başkanlığı adına Avukat S. B. aralarındaki dava hakkında Ankara 5. İş Mahkemesinden verilen 6.4.2004 günlü ve 94/293 sayılı hüküm, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı sendika, davalı işverenin noterlik bildirime rağmen sendika üyelik aidatlarını hesabına yatırmadığını belirterek üye aidat alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece hakkın doğum tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmiştir.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/2. fıkrasında sendika üyelik aidatının bir ay içinde sendikaya gönderilmesi öngörülür ise de; sendika üyelik aidatının ödenmemesi veya geç ödenmesi hallerinde işverenin temerrüde düşürülmesi veya bu konuda taraflar arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinde hüküm bulunması gerekir. Dosya içerisinde toplu iş sözleşmesi mevcut değildir.Mahkemece Toplu İş Sözleşmesi celp edilip bu konuda düzenleme bulunup bulunmadığı, hüküm yoksa dava tarihinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürüp düşürmediği araştırılmalı, Toplu İş Sözleşmesinde aidat ödeme tarihi ile ilgili hükmün varsa bu tarihlerden, Toplu İş Sözleşmesinde hüküm yoksa fakat temerrüde düşürülmüşse temerrüt tarihinden, temerrüt durumunda yoksa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Zira Dairemizin ve Hukuk Genel Kurulunun istikrarlı kararlarına göre ödeme günü yasada belirlenmişse bu alacağın muaccel olması ile ilgilidir. Temerrüdü düzenleyen Borçlar Kanunu'nun 101. maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla müttemerit olur. Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen bir ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerit olur. Bu düzenleme gereği temerrüdün oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde faiz başlangıcı ile ilgili hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.10.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesinde öngörülen sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi gereken sendika aidatının sendikaya geç ödenmesi nedeniyle geçmiş günler faizinin hüküm altına alınması istemine ilişkin olup mahkemece, anılan Yasa'nın 61/2. maddesi uyarınca aidatın bir aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren faizi hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Mahkeme kararı Dairemizin önceki içtihatlarına uygundur. (Bkz.Yrg.9.HD.23.11.1995 tarih 1995/36319-34715). Mahkeme kararı davalı işveren tarafından Dairemizin son tarihli içtihatları örnek gösterilerek temyiz edilmiştir.
Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında kıdem tazminatı faizi konusunda 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/11. maddesinde yer alan "Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda hakim gecikme süresi için, ödenmeyen süreye göre, mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesine hükmeder. İşçinin mevzuattan doğan diğer hakları saklıdır." yolundaki düzenleme dolayısıyla ayrıca bir temerrüt olgusu aranmamaktadır.
Sendikalar Kanunu'nun 61/2. maddesinde ise "yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenilen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar uyarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır." denilmiştir. Bu iki düzenlemede de işverenlerin işçilere ait kıdem tazminatı ile sendikaların üye aidatları borçlarını ucuz kredi olarak kullanmalarını önlemek amacıyla birbirine paralel kurallar öngörülmüştür. Borçlar Kanunu'na göre özel kanun olan İş Kanunu'nun 14/11.maddesi gibi Sendikalar Kanunu'nun 61/2.maddesine B.K.101 maddesine göre öncelik tanımak gerektiğinden ödeme günü kanun ile belirlenen sendika üyelik aidatı için ayrıca temerrüt gerekmemektedir.
Yukarıda gösterilen gerekçelerle usul ve yasaya uygun bulduğum mahkeme kararının onanması düşüncesiyle çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.
Üye
C. İ. Günay
Full & Egal Universal Law Academy