(1475 S. K. m. 13, 14, 16) (4857 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla mesai ile ücretli izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, davalı işverenin davacıdan geceleyin fazla mesaiye kalmasını istediği, ancak davacının bunu kabul etmeyerek işyerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Aksi sabit oluncaya kadar geçerliliği söz konusu olan Bölge Çalışma Müdürlüğü müfettiş raporunda, davacının davalıya ait işyerinde fazla mesai yaptığı ve fazla mesai ücretlerinin ödenmediği saptanmıştır. Fazla mesai ücreti ödenmediğine göre, davacıdan fazla mesaiye kalmasının istenmesi hakkın kötüye kullanımıdır. Davacının, fazla mesai ücretleri ödenmediği için iş sözleşmesini feshettiği kabul edilmelidir. Zira 1475 sayılı İş Kanunu'nun 16/II-d maddesi uyarınca "ücretlerinin kanun hükümleri veya iş sözleşmesi şartları gereğince ödenmemesi" işçiye haklı fesih hakkı verir. İşçinin iş sözleşmesini haklı feshettiği durumlarda kıdem tazminatı hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece yazılı şekilde, davacının devamsızlık yaptığı ve feshin bu nedenle haklı olduğu gerekçesi ile kıdem tazminatı isteğinin reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy