(4857 S. K. m. 2, 18,19, 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı işçi uzun yıllardan beri asıl işveren işçisi olmasına rağmen taşeron işçisi olarak gösterildiğini, taşeronla asıl işveren arasındaki ihale sözleşmelerinin baştan bu yana muvazaalı olduğunu, asıl işveren aleyhine TİS.inden yararlanmak için açtığı davanın kabul edilerek kesinleştiğini belirterek asıl işveren ve son yıl taşeron olarak belirtilen davalı aleyhine; 4857 sayılı İş Kanunun 19 ve devamı maddelerine göre feshin geçersizliğine, işe iadesine, işverence işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücreti tutarında tazminata ve en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklarının müştereken ve müteselsilen tahsili isteğiyle dava açmıştır.
Mahkemece; asıl işveren ile taşeronlar arasındaki sözleşmelerin muvazaalı olduğu, davacının asıl işverenin işçisi olduğu feshin asıl işverenin talimatı ile yazılı bir bildirim yapılmadan gerçekleştirilmesi nedeniyle geçersiz olduğu, iki işveren arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunmadığı her iki işverenin ek müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu belirtildikten sonra; hüküm fıkrasında davacının işe iadesine, tazminat ve boşta geçen süreye ilişkin alacakların işe başlatmayan işverenden alınmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin feshin geçersizliğine ve asıl işveren olan B. İşletmeleri A.Ş. hakkındaki hükmü yerindedir. Ancak asıl işverenin yaptığı sözleşme muvazaalı kabul edilerek davacının gerçek işverenin B. A.Ş. olduğu belirtildikten sonra, bu kez bu muvazaalı sözleşmede kayden yer alan taşeronunda işveren olarak kabul edilmesi hatalıdır. Taşeron yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmemesi yerinde değildir. Mahkeme kararının bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunun 20-3 maddesi gereğince bozularak ortadan kaldırılmasına ve dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: 1. Ankara 3. İş Mahkemesinin 14.7.2003 gün ve 2004/730 Esas, 2004/740 Sayılı kararın bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. Davalı F. A. A. hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine,
3. İşveren olan B. İşletmeleri A.Ş. tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine.
4. Davacının yasal sürede başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine,
5. Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleştiği tarihe kadar gerçekleşecek en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, kıdem, ihbar tazminatı ödendiğinde işe başlatma halinde yapılacak ödemeden mahsubuna,
6. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
7. Hakkında dava reddedilen davalı vekili için takdir olunan 300.000.000 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
8. 300.000.000 TL vekalet ücretinin davalı B. A.Ş.den alınarak davacıya verilmesine,
9. Davacının yaptığı yargılama gideri 35.000.000 TL.nin davalı B. A.Ş.den alınarak davacıya verilmesine,
10. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 7.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy