(1475 S. K. m. 14) (818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki borçlu olmadığının tespiti ile kıdem tazminatı, ikramiye, ilave tediye ile fazla çalışma parasının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.6.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına avukat S.A.D geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işveren, emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini fesheden davalı işçiye kıdem tazminatı ve bir kısım işçilik alacakları ödendiği halde davalının İcra takibine başvurduğunu, davalı işçiye Mersin 6.İcra Müdürlüğünün 1999/2031 Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı işçi, davacının icra dosyasına itiraz ederken alacağın sadece 1.700.000.000.TL'lik kısmını ödediğini, kalan 1.600.000.000.TL nin ise 1999 yılı sonuna kadar ödeneceğini beyan ettiği halde herhangi bir ödemede bulunmadığını belirterek davanın reddi ile % 40'tan aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece asıl alacağın davalı işçiye ödenmiş olduğu, ancak kıdem tazminatının geç ödenmesi sonucu davacının sadece faiz borcu bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davalı işçiye kıdem tazminatının geç ve parçalar halinde ödendiği davalının son ödemeden önce icra takibinde bulunduğu, davalının takip talepnamesinde Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmesini istediği, ödeme emrinin tebliğinden sonra davacının kalan miktarı davalı işçiye ödediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, anılan kanun hükmü gereğince yapılan kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubundan sonra sonucuna göre davacı işverenin borçlu olup olmadığı belirlenmelidir. Davalı işçinin açıklanan talebi dikkate alınmadan istek hakkında hüküm kurulmuş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy