(4857 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti, bayram, hafta ve genel tatil gündelikleri ile ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.06.2005 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Y.G., karşı taraf adına Avukat M.P. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazlarıyla, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin davalıya ait turistik otel işyerinde genel müdür olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Tanık beyanlarına göre otelde yatıp kalkmış ve bu şekilde günlük mesaisini kendisi belirlemiştir. Davalı şirketin merkezi de İstanbul'dur. İşyerinin yönetiminin davacı tarafından yerine getirildiği anlaşılmaktadır. İşyerinde en üst düzeyde çalıştığına göre fazla çalışma ücretine hak kazanılması söz konusu olmaz. Mahkemece anılan isteğin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 400.- YTL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.06.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : Davacının işyerinde otel işletme müdürü olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır.
Davacı, fazla çalışma karşılığı ücret alacağı talebinde bulunmuştur.
Daire bozma kararında, davacının en üst düzeyde çalıştığı ve bu nedenle çalışma saatlerini kendisinin belirlemesi nedeniyle böyle bir istekte bulunamayacağı vurgulanmaktadır.
Ancak, davacının işyerinde kendi başına çalışma saatlerini belirleyecek pozisyonda olmadığı tanık ifadelerinden anlaşılmaktadır.
İşyerinde yönetim kurulu başkanının tüm işleri yönettiği ve davacının bu şahsın emir ve talimatları ile hareket ettiği ifade edilmiştir.
Yine işyerinde davacının sabah 08'de göreve başladığı ve gece müdürlerinin göreve başlama saati olan 21' e kadar çalıştığı ve daha sonraki saatlerde de önemli bir durum ortaya çıktığında kendisinin bilgilendirildiğini tanıklar ifade etmişlerdir.
Bütün bu anlatımlardan anlaşılacağı şekilde davacı otelde yatmakla beraber sorumluluk taşımaya devam etmiş, yönetim kurulu başkanının denetimi altında normal çalışma süresinin üzerinde çalışma yaptığı da anlaşılmakla davacının fazla mesai alacağına hak kazandığı görüşüyle bozma kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy