(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 57)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ile fazla çalışma alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazları ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı davalı işyerine 1.3.1990 tarihinde işe girdiğini 8.2.2003 tarihine kadar çalıştığını iddia etmiştir. Dinlenen davacı tanığı davacının 1990 yılında işyerine işe girdiğini hatta bu işyerine girmesini sağladığını, 1993 yılında askere gidene kadar çalıştığını askerlik dönüşünü müteakip fesih tarihine kadar çalıştığını açıkça belirtmiştir. Ayrıca davalı işveren tanığı da işyerinde 1994 yılında işe başladığını davacının ise daha evvel işyerinde çalıştığını sonradan öğrendiğini belirtmiştir. Tanıkların bu beyanından ve dosyadaki diğer belgelerden anlaşıldığına göre davacının 1.3.1990 tarihinde işe girdiği, 28.8.1993 tarihinde askerlik nedeniyle ayrıldığı 28.2.1995 tarihinde askerlik dönüşü tekrar işe başladığı ve fesih tarihine kadar da çalıştığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar sigortalı işe giriş bildirgesinde davacının işe giriş tarihi 1.1.1997 olarak gösterilmiş ise de davacının daha önceki çalışmaları sigortasız olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin askerlik süresi hariç toplam süre üzerinden hizmet akdinin kabulü ile dava konusu alacakların hesap edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy