(4857 S. K. m. 20/3)
Dava: Davacı, feshin geçersizliği ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, 29.01.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun gereğince, okullarda bağış toplanmasını imkanının ortadan kaldırıldığını, Vakfın faaliyetlerinin kısıldığını, gelirlerinin büyük ölçüde kaldırıldığını, temizlik işlerinin ihale ile taşerona verildiğini, işçi fazlalığı oluştuğunu, bu nedenlerle iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin geçerli nedenlere dayandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, "feshin son çare olması ilkesi düşünülmesi gerektiği, davalının geçerli neden olarak ileri sürdüğü, bağış işlemlerinin azalması nedeninin yerinde olmasına rağmen, öncelikle diğer kırtasiye gibi giderlerini kısmadığı, tasarrufa yönelip, sonra işçi çıkarması gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı vakıf 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile ilişkilerine Dair Kanun kapsamında kalmaktadır. Bu kanun ile davalı vakfın gelirlerinin ve işlemlerinin kısıtlandığı sabittir. Davalı vakıf bu kısıtlamalar karşısında personel azaltma yoluna gitmiştir.
Davalı işveren, temizlik işlerini, taşerona devretme kararı almış, bu karar gereği de bu işlerde çalışan davacı ve aynı statüdeki işçilerin iş sözleşmelerini fesheden temizlik işini usulüne uygun olarak yapılan ihale ile taşerona devretmiştir. Taşerona devir işleminin usulsüz olduğu da iddia edilmemiştir. İşyerinin bir bölümünü alt işverene devri yeniden yapılanma tedbiri olarak kabul edilmelidir. Yasanın tanıdığı olanaktan yararlanan işverenin yardımcı işleri alt işveren devri hukuki olduğu gibi, işetmenin ve işyerinin gereklerine uygundur. Mahkemenin davanın kabulüne dair kararı hatalı olup, fesih işlemi geçerli nedene dayandığından davanın reddi gerekmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunun 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Ankara 3. İş Mahkemesinin 14.10.2004 gün ve 2004-1122 E, 2004-881 K, Sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 10 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 350 YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 13.1.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy