(1475 S. K. m. 14, 17)
Dava: Davacı, kıdem, kötüniyet tazminatı ile genel tatil paralarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı, davalıya ait Tıbbi Görüntüleme Merkezi işyerinde 5.6.1998 - 24.8.2002 tarihleri arasında radyoloji uzmanı, sorumlu doktor olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 1475 sayılı yasanın 17. maddesi gereğince davalı tarafından kötüniyetli feshedildiğini, hamile olduğunu öğrenen davalının, gerçeği yansıtmayan tutmuş olduğu tutanaklarla kendisini işten çıkartmak istediğini belirterek kötüniyet ve kıdem tazminatı ile ödenmeyen genel tatil günlerine ait ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının ilk işe girdiğinden beri sürekli olarak mesaiye geç geldiği, mesai saatleri içerisinde izinsiz işyerini terk ettiği, randevu verilmiş hastaları saatlerce beklettiği, raporların hazırlanmasını geciktirdiği ve tüm ikazlara rağmen belirtilen davranışlarını ısrarla devam ettirdiği, bu nedenler ile iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, dosya içerisine sunulan tutanakların davalı tanıklarınca doğrulandığını işveren feshinin haklı olduğunu belirterek kötüniyet ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar vermiştir. Davacının dört yılı aşan çalışması sırasında davalının savunmasının aksine işyerinde herhangi bir sorun yaşanmadığı şahsi sicil dosyasından anlaşılmaktadır. Buna karşılık davacının hamile olduğunu işverence öğrenildikten sonra onun yıllık ücretli izin ve sevk kağıdı isteklerinin geri çevrildiği, ancak davacının başvurusu üzerine üniversite hastanesince istirahat raporu aldığı, dosya içerisinde bulunan tutanakların istirahat sonrasında halen işyerinde çalışanlar tarafından tutulduğu ve davacıya tebliğ edilmediği, tüm bu durumlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının iş aktinin davalı tarafından davacının mazereti dikkate alınmaksızın haksız olarak feshedildiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan davacının ücreti taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Dosya içerisinde bulunan ve davacının imzasını taşıyan Ocak/2001 - Şubat/2002 dönemi bordroların da aylık ücretinin 300.000.000.-TL. olduğu belirtilmiş, tanıklar davacının ücreti konusunda beyanda bulunmamışlardır. Bordrolarda tüm çalışanların ücretlerinin aynı düzeyde olduğu, son aylara ait bordrolarda davacının imzasının bulunmadığı ve davacının dört yıldan fazla bir zamandan beri radyoloji uzman doktor olarak asgari ücret ile çalışması da inandırıcı değildir. Bu durumda Türk Tabipler Birliği ile meslek kuruluşlarından davacının yaptığı iş, unvan ve kıdemine göre alabileceği ücret sorularak sonuca gidilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy