(818 S. K. m. 43, 345) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile ücret ve ücret farkı, ek ders ücreti ile farkının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen kabul etmiştir.
Hüküm taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş ve davalı Avukatınca da duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının aylık ücret miktarı taraflar arasında ihtilaflıdır. Davacı sön dönem aylık net ücretinin 2.000.000.000.TL olduğunu iddia etmiş, davalı işveren ise davacının aylık ücretinin sözleşmedeki ücret olduğunu belirtmiştir. 25.9.2002 tarihinden önceki iş sözleşmesinde belirtilen ücretin bordrolarla uyumlu olduğu görülmektedir. Öncelikle bu tarihten önceki ücretler sözleşme ve bordrolara göre belirlenmelidir. Sonraki döneme ait imzalı ücret bordrosu bulunmamaktadır. İş sözleşmesindeki ücret ile banka kayıtları ve tanık beyanları çelişkilidir. 25.9.2002-28.8.2003 tarihleri arasındaki dönem için davacının aylık ücret miktarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması gereği vardır.
Bu nedenle, davacının yaptığı iş, unvan ve kıdeminden de söz edilmek suretiyle ilgili meslek kuruluşundan anılan dönem itibariyle alabileceği ücret miktarı sorulmalı, alınan cevap dosyada mevcut iş sözleşmesi, banka kayıtları ve tanık beyanları ile birlikte yeniden değerlendirmeye tabi tutularak aylık ücret miktarı saptanmalı, buna göre davacının maaş karşılığı ders ve ders saati karşılığı ücretleri ayrı ayrı hesaplanmalı, hesaplanan ücret alacağından davacının kabul ettiği avans ve banka ile yapılan ödeme miktarı mahsup edildikten sonra dava konusu günlük %1 fazla ödemeye ilişkin alacakta hesaplanarak Borçlar Kanunu'nun 43. maddesi çerçevesinde değerlendirilip sonucuna göre davacının ücret alacakları ile günlük %1 fazla ödemeye ilişkin isteği hüküm altına alınmalıdır.
3- Davacı 625 sayılı Özel Öğretim Kurumu Kanunu kapsamında dershane öğretmeni olarak belirli süreli sözleşmelerle çalışmıştır. Son döneme ilişkin sözleşmenin 5. maddesinde, taraflardan biri, sözleşme süresinin bitiminden en geç bir ay önce sözleşmeyi yenilemek istediğini karşı tarafa yazılı olarak bildirmediği takdirde sözleşmenin kendiliğinden yenilenmiş sayılacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, sözleşmenin sona ermesinden bir ay önce taraflarca sözleşmenin yenileceği yazılı olarak karşı tarafa bildirilmediğine göre sözleşme kendiliğinden ve aynı süre kadar yenilenmiştir. Davacı, bir yıl için yenilenmiş olan sözleşmenin bitiminden önce, ücretleri tam ve zamanında ödenmediği için, haklı olarak, sözleşmeyi feshetmiş olduğuna göre Borçlar Kanunu'nun 345. maddesi göz önünde bulundurularak bakiye süreye ait ücret isteği belirlenip hüküm altına alınması gerekirken reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy