(1475 S. K. m. 13, 14, 35, 41, 42)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve izin ücreti, hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı işçi 16.7.2002 günü iş aktinin işverence ve haksız şekilde feshedildiğini iddia ederek kıdem, ihbar tazminatı isteğine ilişkin dava açmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 12.7.2002 günü yurtdışından döndüğü anlaşılmaktadır. Davalı işverenin ibraz ettiği tarihsiz tutanakta yurt dışında işveren adına tahsil ettiği paralardan masraflar düştükten sonra üzerinde kaldığı iddia edilen parayı 29.7.2002 gününe kadar yatırması istendiği halde yatırmadığı, diğer tutanakta ise 12-19.8.2002 tarihleri arasında işe gelmediği yazılıdır. Oysa işverence davacının 12.8.2002 tarihinde SSK çıkışı verilmiştir. Yine işveren 7.8.2002 tarihinde davacının ev adresine çektiği ihtarda bu kez daha değişik bir miktarda parayı yatırmasını aksi takdirde suç duyurusunda bulunulacağını belirtmektedir. Davalı işveren herhangi bir suç duyurusunda bulunmamış davacı imzasını taşıyan 2 milyar TL. değerinde bir bono senedi nedeniyle 21.8.2002 tarihinde ihtiyati haciz kararı alarak davacının evinde haciz işlemi yaptırmış ve davacı işçi haciz sırasında bu senet için ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Davacı bu senedin işe girişte boş olarak verdiği teminat senedi olduğunu iddia etmektedir.
Bu deliller ve olayların gelişim tarzı nazara alındığında fesih tarihinin 16.7.2002 tarihi olduğu anlaşılmakla, fesih tarihinden sonra davalı tarafından düzenlenen devamsızlık tutanaklarına itibar etme olanağı bulunmamaktadır. Böyle olunca ispat yükü kendisinde olan davalı işveren 16.7.2002 tarihinde davacının iş aktini haklı nedenle feshettiğini, ya da davacının işi terk ettiğini kanıtlayamadığından davacının kıdem, ihbar tazminatı isteklerinin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy