(4857 S. K. m. 21)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, işverence geçerli bir nedene dayanılmaksızın hizmet akdinin feshine karar verildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, boşta geçen süre ücretine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, işyerinde 30 işçinin çalışmadığını, davalının bağımsız bir anonim şirket olup L. isimi bulunan diğer şirketlerle herhangi bir resmi ya da organik bağı bulunmadığını, davacının hizmet akdine işletmenin organizasyonel yapısında değişikliğe gitmesi nedeniyle geçerli sebeple son verildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, feshin son çare olarak düşünülmediği, organisazyon yapısındaki değişiklikten söz edilemeyeceği, yeni işçi alımı olduğunu belirterek davanın kabulü ile işe iade yönünde karar vermiş, ancak talep olmadığından bahisle boşta geçen süre ücretini hüküm altına almamıştır.
Dosya içerisinde bulunan ve davacı tarafından sunulan L. Ereğli Çimento tanıtım broşüründe L. şirketinin merkez ofisi ile L. Türkiye Çimento Grubu'na bağlı çimento fabrikalarının isim ve adresleri yer almıştır. L. Çimento Sanayi Merkezinin Ankara'da olduğu davacının ise merkeze bağlı Ereğli de ki çimento fabrikasında çalıştığı anlaşılmıştır. Bu durumda davalının aynı iş kolunda birden fazla işyerinin bulunduğu ve işyerinde çalışan işçi sayısının bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenmesi gerekir. O halde davalı işletmede çalışan işçi sayısının otuz işçinin üzerinde olduğunun kabulü gerekir. İşveren davacının hizmet akdinin işletmenin organizasyon yapısındaki değişiklik nedeniyle feshedildiğini belirtmiş ancak buna ilişkin herhangi bir delil göstermemiştir. Bu anlamda mahkemenin feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine ilişkin kararı isabetli olup davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
4857 Sayılı Kanun'un 21. maddesinde geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları düzenlenmiş 21. maddenin 3 fıkrasında kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Bu husus geçersiz feshin sonuçlarından olup kanundan doğmaktadır. İşçinin talebi olmaksızın mahkemenin bu hususu hüküm altına alması zorunludur. Kaldı ki davacı 28.5.2004 havale tarihli dilekçesinde de bu isteğinin de hüküm altına alınmasını istemiştir. Davacının bu yöndeki temyizi haklı olup hükmün bu yönden bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
4857 Sayılı Kanun'un 20/3.maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 1- Karadeniz Ereğli İş Mahkemesinin 6.10.2004 Tarih 26 Esas 217 Karar sayılı kararının BOZULARAK ortadan kaldırılmasına,
2- Davacının yasal süre içerisinde başvurmasına rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının takdiren davacının 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
3- Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine,
4- Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5- Davacı tarafından yapılan 44.00 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7- 350 YTL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy