(4857 S. K. m. 20/3, 25/II)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının iş sözleşmesi 23.08.2004 tarihinde çalıştığı davalı Belediye İmar Müdürlüğüne bağlı Yapı Kontrol ve İskan Şefliğinde 3194 sayılı İmar Kanunu ve Büyükşehir Belediye İmar Yönetmeliğine aykırı olarak iskan ruhsatı verilmesi olayına karışması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-e maddesi uyarınca feshedilmiştir.
Davacı yapı kullanma belgesini Yapı Kontrol İskan Müdürünün emriyle imzaladığını her hangi bir menfaat veya davalı işvereni zarara sokma düşüncesinin bulunmadığını haklı ve geçerli bir neden bulunmadan TİS. nin prosedürüne uyulmadan iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek işe iadesi ile tazminat ve boşta geçen süre ücretinin tespitini istemiştir.
Davalı vekili davacının iş sözleşmesinin feshi işleminin bir disiplin cezası olmadığından disiplin kurulundan geçirilmesinin gerekli bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece TİS. nin 22/I-b ve 62/5-c maddesi uyarınca iş akdinin feshine disiplin kurulunca oybirliğiyle karar verilebileceğini, davalının TİS. prosedürüne uymadan Belediye Başkanı tarafından iş sözleşmesinin feshine dair işleminin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar vermiştir.
Karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre en ağır ceza olan işten çıkarma veya ihraç cezası için disiplin kurulunun oybirliğiyle karar almasını öngören TİS. nin 62/5-c maddesi hukuken geçersizdir. Zira bu madde: Medeni Kanunun 2.maddesinde belirtilen iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı gibi alınabilecek kararlarda oybirliğinin sağlanmasını her zaman engelleyebilecek bir durumu oluşturabilir. Ancak işten çıkarmayı disiplin kurulu kararına bağlayan TİS. nin 22/I-o maddesi geçerlidir. Anılan hüküm uyarınca İş Yasasının 25/II maddesine göre yapılacak fesihlerin disiplin kurulu kararının olması şarttır. Bu gereğe uyulmadan Belediye Başkanı tarafından yapılan fesih haklı olma özelliğini kaybetmiş bulunmaktadır.
Öte yandan bitmemiş binaya yapı kullanma izni veren belgeyi amirinin talimatıyla da olsa imzalayan davacının eylemi işyerindeki çalışma düzenini olumsuz olarak etkileyen bir durum bulunduğundan feshi geçerli nedene dayandığının kabulü gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Bu nedenle 4857 sayılı İş Kanununun 20/3 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 1- Kocaeli 1. İş Mahkemesinin 5.11.2004 tarih E:2004/784, K:2004/759 Sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- ...
3- ...
4- 350 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5- Davacının yaptığı mahkeme masraflarının üzerinde bırakılmasına, kesin olarak 24.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy