(1475 S. K. m. 13, 14, 26)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde ihbar ve kıdem tazminatlarının eksik ödendiğini belirtmiş, ancak miktar olarak ne kadar eksik ödendiğini açıklamamıştır. Mahkeme, davacı bu isteklerinin ne kadar olduğunu açıkça belirtmediğinden ve bu isteklere ait harcı da yatırmadığından, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurmuştur.
Davacı, ihbar ve kıdem tazminatları fark alacaklarından ayrı, 2001 yılı Mart, Haziran Eylül ve Ekim ayları ile 2002 yılı Haziran ayı ücretinin de eksik ödendiğini iddia etmiş ve başvuru harcı ile bir kısım nispi harç yatırmış, mahkeme eksik ödenen bu istemlerin de bordroları ihtirazı kayıtsız imzaladığından dolayı bu isteklerin de reddine karar vermiştir.
Şu hususu açıkça belirtmek gerekir ki, harç eksik yatırıldığında mahkemece eksik harcın tahsili için davacıya mehil verileceği gibi, nihai kararda da bakiye harcın tahsiline karar verilebilir. Öte yandan davacının fark ihbar ve kıdem tazminat isteklerinin ne kadar olduğu hakkında davacıdan açıklama dilekçesi vermesi için mehil verilmesi gerekir. Mahkemenin bu hususları yerine getirmeden ihbar ve kıdem tazminatı fark alacakları ile ilgili usulüne uygun dava açılmadığından, bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Davacının eksik ödenen ücretlerle ilgili bordroların tetkikinde dava konusu ücretlerinin eksik ödendiği ve bazı bordolarda davacının ücretlerini eksik aldığına dair şerh verildiği anlaşılmaktadır. Davacı, eksik ödenen ücretlerden feragat etmediğine göre bu alacakların da tespit edilip hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile taleplerin reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy