(1475 S. K. m. 26) (818 S. K. m. 135) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar tazminatı ile % 40 İcra inkar tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 5.7.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat O. ile karşı taraf adına Avukat E. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarıyla davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, işçi tarafından yapılmış olan İcra takibine borçlunun itirazı üzerine açılan itirazın iptali ile İcra inkar tazminatı isteğine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptaline karar verilmiş, ancak İcra takibini yapıldığı tarihte dava önce açılan kısmi dava kesinleşmediği gerekçesiyle icra inkar tazminatı isteğinin reddi cihetine gidilmiştir.
İcra takibine konu olan ücret alacağı 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu halde somut olayda hak kazanma tarihinden icra takibine kadar 5 yıldan fazla sürenin geçtiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf İcra takibine karşı zamanaşımı defini ileri sürmüş ve borca itiraz etmiştir. Mahkemece, davalı şirket temsilcisi tarafından verilen 19.9.1997 tarihli belgenin Borçlar Kanununun 135/2. maddesi uyarınca yazılı olarak ikrar edilmiş borç mahiyetinde olduğu kabul edilerek zamanaşımı süresi 10 yıl olarak belirlemiş, bu sonuca göre ücretle ilgili istek yönünden de takibin devamına karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece borç tutarının işverence ikrar edildiği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, 19.9.1997 tarihli belgede borç tutarı açıkça belirlenmiş ve işçi tarafından açılan kısmi davada da bu belgeye dayalı olarak karar verilmiştir. Belirtmek gerekir ki, davalı işverence borç ikrarı mahiyetinde bir belge düzenlenerek işçiye verildiğine göre, alacak iki taraf için de belirli durumdadır. Mahkemece, İcra inkar tazminatı isteğinin kabulü gerekirken yazılı şekilde isteğin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 5.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy