(4857 S. K. m. 120) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalı bankada 26.12.1994 - 01.12.1998 tarihleri arasında çalışmasının dikkate alınmadan kıdem tazminatının ödendiğini belirterek fark kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davacının verdiği dilekçenin istifa mahiyetinde olmadığı kabul edilerek anılan tazminata hükmedilmiştir.
Davacı 19.10.1998 tarihli dilekçesi ile tüm kanuni hak ve alacakları saklı kalmak kaydiyle istifa ettiğini belirtmiş, 23.10.1998 tarihli yönetim kurulu kararı ile istifasının kabulüne karar verilmiştir.
Davacı 23.11.1998 tarihli yeniden göreve alınmasına ilişkin dilekçesinde de daha evvel istifa ettiğini belirterek işe alınmasını talep etmiştir. İstifa bozucu, yenilik doğuran bir işlem olup karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duymadan geçerlilik kazanır. Bu nedenle davacının istifa ile sona eren çalışma süresi kıdemden sayılamayacaktır. Mahkemenin aksi düşünce ile fark kıdem tazminat alacağını kabul etmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 29.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy